Aldığın porselen caiz mi?

Günlük hayatta yediklerimize ne kadar dikkat edebildiğimiz şüpheli. Dışarıda yediğimiz yemeklerin mamulleri, fastfoodlar, bisküvilerdeki katkı maddeleri, GDO’lu ürünler…

Biz daha bunlarda hassas olmakta zorlanırken önem vermemiz gereken bir husus daha ortaya çıktı: yemek kapları. Artık yediklerimize gösterdiğimiz hassasiyeti kullandığımız tabak çanaklara da göstermemiz kaçnınılmaz oldu.

Köpeğin dilinin değdiği bir kabı bile ilki toprakla olmak üzere Hanefî mezhebine göre üç, Şafiî mezhebine göre en az yedi defa yıkamadan kullanmak caiz değil. Bunun yanında şimdi de kullandığımız kapların kendisinin Kemik tozundan olması gibi bir tehlike ortaya çıktı. İnce, zarif, kullanışlı, kırılması zor ve daha hafif şekilde sunulan bu porselen çeşidi tüketicileri cezbediyor. Durum böyle olunca neyden mamul olduğuna dikkat etmeden yapılan alışverişlerle oldukça pahalı bu takımlar evleri süslüyor. Oysaki alındığında uzun yıllar kullanılan eşyalara dikkat etmek gerekiyor.

Yarısından fazlası hayvan kemiklerinin tozundan üretiliyor bu porselenlerin. Bu da durumu daha ciddi bir hale sokuyor. Kemik tozu porselen takımını pahalıya ve bilmeden aldığını, şimdi ise bununla ne yapacağını bilemediğini söylüyor Aynur Sarcı. “Üzeri sırlanıyor, yediklerimiz kemik tozuna değmiyordur.” diye de kendini avutmaya çalışıyor. Fakat kemik tozu fırınlanırken porselenin üzerindeki sırrı bir miktar emiyor. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve TSE Türk Standartları Enstitüsü Helal Sertifikası Akademik Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker, porselenin sırlansa bile bir süre sonra sırrın aşınma tehlikesi bulunduğunu söylüyor. Bu porselen çeşitlerinin yurtdışında üretildiğini söyleyen Çeker, buna bağlı olarak kemik tozunun hangi hayvandan üretildiğinin belli olmadığını ifade ediyor. ‘Bone China‘ (Çin kemiği) olarak satılan bu ürünlerin Çin’de üretildiği düşünülürse ve Çin gibi ülkelerde de kedi-köpek gibi hayvanların yendiği akıllara getirilince tehlikenin boyutu ortaya çıkıyor.

Hangi hayvanın kemiğinden yapıldığını bilmediğimiz bu ürünleri kullanmak ve etlerini yemediğimiz hayvanların kemikleri üzerinde yemek yemenin haram olduğuna vurgu yapıyor Çeker.

Kullanılan hayvan çeşidi bilinse bile bu kez şöyle bir konu ortaya çıkıyor; kemiği kullanılan hayvanın nasıl kesildiği şüphesi. Çünkü bu konuda da helal kesim yapılmış hayvanların kemiğinin kullanılmış olması gerekiyor. Kaldı ki Efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) haramlardan kaçınmak, şüpheli şeylerden de ictinab etmek gerektiğini salık veriyor bizlere. Bizim de kalbimizi öldürmemek adına bu gibi şeylere daha çok dikkat etmemiz gerekmez mi?

Sarra Atay’ın Yeni Bahar Dergisi’nde yer alan haberi için tıklayınız..

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*