Her çocuğun iletişim dili farklı

Anne-babalar, en fazla çocuklarıyla iletişim kuramamaktan yakınır. Bunun sebebi aslında çocuğun iletişim dilini bilmemek.

Kişisel gelişim uzmanı Nazire Kangal, beden dilinin iletişimin yüzde 60’ını oluşturduğunu anlatırken, “Biz yalnızca kendimizi kelimelerle ifade etmeye ve onları kelimelerle anlamaya çalışıyoruz. Oysa çocuklar kelimelerle anlatamadıklarını beden dili ile ifade edebilirler.” diyor.

Nazire Kangal çocuklarla iletişimin dokunsal, işitsel ve görsel şeklinde üç yolla kurulabileceğini söylüyor. Ona göre bütün çocuklar doğuştan dokunsal. Bu sebeple anne-babalarının dizlerine sarılmak, onu sevmek isterler. Ağlarken ellerine geçirdikleri yastığa ya da oyuncak bebeklerine sarılırlar. Büyükler ise bu davranışlara sert tepki verir. Kangal, dokunsal çocukların beden dillerini okuduğunuzda anlaşmanın çok kolay olduğuna dikkat çekiyor. “Olumlu cümlelerle, onların beden diline göre iletişim kurabilirsek başarılı oluruz. Mesela bir çocuk sessizce duruyorsa o çocuğa ‘Niye konuşmuyorsun?‘ demek yerine yakın davranarak, konuşarak onu harekete geçirebiliriz.” diyor.

İşitsel çocuklar ‘seslere‘ daha duyarlı olduğundan bu çocuklarla mutlaka konuşulması gerekiyor. Üçüncü grupta yer alan görsel çocuklara da yapılacakların ‘gösterilmesi‘ gerekiyor. Görmediği durumlarda iletişim kurması zorlaşıyor.

Çocuğun her hareketinin bir bütün içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Nazire Kangal, bu konuda ailelere şu tavsiyelerde bulunuyor: “Çocuğun bulunduğu ortam, o an yaşadıkları çok önemli. Bir durumda görsel çocuk farklı bir tepki gösterir, dokunsal çocuk farklı. Mesela aile içinde şiddet gören çocuk, okulda öğretmeni onu sevmek için elini kaldırdığında vuracağını sanıp korkuya kapılabilir. Ebeveynlerin yapması gereken, çocuğu ile iletişim kurarken, onun kişiliğini, beden dilini önemseyip, ona göre hareket geliştirmesidir.”
Çocuğa beden diliyle verdiğimiz mesajların şifreleri
Çocuğun karşısında dik durun.
Bu sizin ciddi olduğunuzu gösterir.
Karşınızdaki çocuğun üstüne doğru eğilmekten kaçının. Böyle bir hareket çocuğun asileşmesiyle beraber otoritenizi baltalar.
Karşınızdakini bir şey konusunda ikna etmeye çalışıyorsanız avucunuzun açık olması onun mantıklı davranmasını sağlayacaktır. Avucunuzun açık olması dürüstlüğü belirtir ve çocuklar bunu bilinçaltlarında fark eder.
En uzun halinizi çocuğa gösterdikten sonra tekrar çocuğun seviyesine inin. Oturun ve ellerinizi önünüzde kavuşturun. Otoriteyi sağladıktan sonra çocuğa biraz alan bırakmak sizin sert, ama bir o kadar da adil olduğunuzu gösterir.
Gülümsemek otoritenin sizde olduğunu, fakat yaklaşılmayacak bir insan da olmadığınızı gösterir. Bir güven ortamı oluşturmak için sıcak ve dostça görünmenin yanı sıra üstünlüğü de böylece elinizde tutacaksınız.
Ellerinizle oynamaktan uzak durun. Sürekli ellerinizle oynarsanız, çocuğun dikkatini üzerinizde toparlayamazsınız.
En iyisini sizin bildiğinizi göstermek için hafif el hareketleri kullanın. Aşırıya kaçan el hareketlerinin sizi palyaço gibi göstermesinin yanında hiç hareket etmemek de sizi çok sert gösterecektir.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*