Ödevini yapmak istemeyen çocuğa emir ve ceza vermeyin!

Ödev yapma ve ders çalışma konusunda doğru bilinen en büyük yanlışın ‚emir verme ve cezalandırma‘ yöntemi olduğunu belirten uzmanlar, çocuklarının ödev yapmasını isteyen ebeveynlerin onlara sorumluluk bilincini aşılaması gerektiği uyarısında bulundu.

Uzun süren tatilin ardından okulların açılmasıyla birlikte hem öğrencileri hem de aileleri zorlu bir adaptasyon süreci bekliyor. Velilerin en büyük şikâyeti, yaz tatilinde oyun ve televizyona alışan çocuklaraödevlerini yaptırma konusunda oluyor. Çocuklara sürekli emirler vererek ve cezalandırma hatırlatarak ödev yapma bilincinin verilemeyeceğini kaydeden Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, „Çocuklara sorumluluk almayı ancak bizler öğretebiliriz, çocuklar kendi kendilerine sorumluluk duygusuna sahip olmazlar. Çocuklara sorumluluk vermenin yolu, ne yapacaklarını emir cümleleriyle söylemek ya da bak sonra pişman olursun şeklinde gelecekte ne yaşayacakları ile ilgili nutuklar çekmek değildir.“ dedi.

ÇOCUKLARDA OKULA UYUM SÜRECİ

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların okul ortamına ve yeni düzene uyumunun hızlı bir şekilde olmasının arzu edildiğini söyleyen Bekaroğlu, şunları kaydetti: „Bu süreçte ebeveynlerin de kaygıları artmaktadır. Okul öncesi dönemden okul dönemine geçen çocuklarda ilk aylarda uyum problemleri, ders süresince oturma davranışı göstermede zorlanma, ev ödevlerine adapte olmada zorlanma, düzenli ödev sorumluluğunu yerine getirmede problemler görülebilmektedir. Okul öncesine göre okul dönemi daha fazla akademik beceri ve disiplin isteyen bir süreçtir. İlk aşamada çocukların zorluk yaşamaları normal karşılanmalıdır. Zaman içerisinde sosyal çevreye katılma, ailenin desteği ve eğitimcinin yönlendirmeleriyle çocuğun uyum sağlayarak bu zorlanmaları atlatması beklenir. Bu süreçte öncelikle eğitimcilerimizin aileleri doğru yönlendirme ve yaklaşımlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Ailelerin sabırlı bir şekilde çocuklarına süreç hakkında bilgi vermeleri, okula neden gitmesi gerektiğini, okulda neler yapacaklarını, onu okulda nelerin beklediğini yaşına ve gelişimine uygun olarak açıklamalarda bulunmak, sorularını cevapsız bırakmamak, çocuğu geçiştirmemek ve sorularına soru kadar cevaplar vererek fazlasına kaçmadan açıklamalar yapmak, çocuğun adaptesini hızlandırmakta ve kabulünü, uyumunu artırmaktadır.“

OKULLA İLGİLİ OLUMLU SORULAR SORUN

Başlangıç aşamasında ödev yapma davranışını kazanması için çocuğa çalışma ortamının hazırlanması gerektiğini hatırlatan Ayşenur Bekaroğlu, şu önerilerde bulundu: „Bu ortamı hazırlarken ebeveyn ile çocuğun birlikte hazırlaması motive edici olacaktır, sorumluluğun kazanımı için sürekliliğin korunması önemlidir. Çocukla zıtlaşmadan, işbirliği içerisinde, ödev sorumluluğunun zamanında yerine getirilmesi gerekliliği hem çocuğa anlatılmalı, hem de düzenli bir şekilde sürekliliği sağlanmalıdır. Ödev uygulamalarında gün içinde çocuğun okuldan geldikten sonra ödev saatini netleştirmek, çocuğun düzeni kabulü ve zihninde bu planlamayı gerçekleştirebilmesi için yerinde bir uygulama olacaktır. Ebeveynler kendi hayatlarından çocuğun yaşına uygunluğunu koruyarak sorumluluk örnekleri verebilirler (her gün düzenli işe gitmek, yemek yapmak sorumluluklarımızdır) çocuğun istenilen gelişimi vermesi, sürece uyumu ve kabulü için okula devamın sürdürülmesi ve ödev uygulamalarının sekteye uğramaması gerekir.

Yetişkinler ‚çok yoruldu bugün gitmese de olur, bu gün ödevini yapmasa da olur‘ gibi söylemlerden, gereksiz ve olumsuz yönlendirmelerden kaçınması gerekmektedir. Çocuğun sorumluluk bilincini kazanabilmesi için yetişkinin tutarlı ve kararlı olmasını sağlamak gerekir. Okula devamlılığın korunması önemlidir. bu süreçte uyum sağlamaya çalışan çocuğa ‚okulu sevdin mi?‘ şeklinde bir soru yerine ‚okulda en çok neleri sevdin?‘ olarak yönlendirme yapmak, ebeveynlerin ve yetişkinlerin desteği sağlamış olacaktır. Okula uyum güçlüklerinde, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun doğru yaklaşımlar ve düzenlemeler için ailelere özel olarak uzman desteği almak, her zaman çocuğun ve ebeveynlerin yararına daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.“

MUZAFFER ALTUNAY – (CİHAN)

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*