Viyana Alevi Toplumu Derneği İnanç Kurulu Başkanı Yusuf Can Dede: Kerbela Müslümanca duruşun kıyamıdır

Zaman Avusturya olarak Muharrem ayı vesilesiyle Avusturya’daki çeşitli Alevi kurumlarının önde gelen isimlerinden görüşler aldık. Avusturya Alevi İslam Toplumu dedelerinden Mitat Güler Dede ve Hüseyin Aksoy Dede’den sonra, Viyana Alevi Toplumu Derneği İnanç Kurulu Başkanı Yusuf Can Dede’de Zaman Avusturya’ya özel açıklamalarda bulundu.
Kerbela ve Muharrem eksenli sohbet ettiğimiz dedelerden Yusuf Can, Hazreti Peygamberin biz müslümanlara Gadir-i Hum’da Ehl-i Beyti emanet bıraktığını vurguluyor. Aleviliğin bu emanete sahip çıkma sözü olduğunu ifade eden Yusuf Can Dede şu görüşlere yer veriyor:
Aslında Kerbela islamı hakkıyla sindirememiş olanların, ifade yerindeyse kılıç zoruyla müslüman olanların ortaya koydukları bir fecaattır. Hazreti peygamber Gadir-i Hum’da peygamberliğin gereği olarak Ehli Beyt-i ve Kuran’ı emanet olarak bıraktığını tebliğ etmişti. Orada verdiği hutbede Hazreti Ali’nin elinden tutarak bundan sonra ”veliniz Ali’dir” dedi. Gene vasiyetnamesinde “müslümanın müslümana kanı haramdır” ifadesini buyurdu ama bu hakikatlere uyulmadı. Ehl-i Beyt’in hakkı teslim edilmedi.
Ehl-i Beyt sevilir, sevilmek zorundadır. Bunu yol edinen Anadolu Aleviliği sevgiyi, barışı, hoşgörüyü merkeze almıştır. Hiçkimseyi hiçkimseden üstün görmez ve herkesi insan olarak ele alırız. Bu noktada Kerbela bizim için çok çok önemlidir, çünkü o insan olmanın, müslüman olmanın ve adaletin kıyamıdır. Düşünün ki o gün zalimler Hazreti Hüseyin’in kanına girmekle kalmamış, kundaktaki yavruları bile katletmişlerdir. Ehl-i Beyt devamında da hep katledilmeye devam etmiştir. Ve biz Aleviler olarak işte onun yasını tutuyor ve bunu tavsiye ediyoruz. Bu bağlamda hiçbir canlıyı incitmemek, hiçbir şekilde kan çıkarmamak, su içmemek, oruçlu olmaya gayret etmek bunlar temel şiarlarımızdır. Tabi oruç nefsi öldürmek, nefsi terbiye etmektir ve asla bir dayatma unsuru da değildir bizde. Yeri gelmişken şunu da vurgulamak gerekiyor ki Ehl-i Beyt İslam’ın gerçek sahipleri olarak Kerbela’dan sonra hadiseyi gördüler ve bunların temsil ettiği bir İslam anlayışında bizim yerimiz yok dediler. Saltanattan, saraylardan el çektiler. Hatta Ebu Muslim İmam-ı Cafer Sadık’a gidip ”gelin hilafetin başına siz geçin” dediğinde İmam ”hayır biz iktidardan uzağız. Biz el ele, el Hakk’a diyor ve ikrar kuruyoruz” dedi. Dolayısıyla Alevilik de ikrar üzeredir.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*