Yeni yıla 4 yaşam önerisi

Bir yıl boyunca geçen stresli iş hayatı, ailevi sorunlar, ilişkiler, kalabalık şehir hayatı, dinlenmeye fırsat bulamadan geçirdiğimiz günler, kendimizin ya da yakınlarımızın hastalık süreçleri derken çoğu zaman yaşadığımız olayların ruhumuzda bıraktığı izleri fark edemiyoruz.

Yaşadığımız zorluklar zaman içinde sırtımızda taşıdığımız yüklere dönüşüyor. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, hayatın koşturmacası içinde vücudun fiziksel ve zihinsel olarak yorgun olmasının yaşam kalitesini düşürdüğünü belirtiyor. Yavuz, yeni yıla 4 yaşam önerisinde bulunuyor:

Mükemmel olmaya çalışmayın

Mükemmeliyetçilik ile, elinden geleni yapmak arasında önemli bir fark vardır. Mükemmeliyetçi kişi yaptığı işi ilk seferde hatasız bir şekilde yapmak isteyen kişidir. Karşılaştıkları olayları “siyah ya da beyaz”, “mükemmel ya da berbat” olarak görür. Kendilerine yüksek hedef koyanlar sürekli zamanla yarışmak zorunda oldukları için yoğun bir stres altındadırlar ve başarılarının keyfini çıkaramazlar. Her zaman her şeye yetişmek imkansız. Mutlu olmak için ulaşılması güç olan hedefler değil, üstesinden gelinebilecek hedefler koyun.

Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

Kişinin kedisini, kariyerini, özel hayatını başkalarıyla kıyaslaması, mutsuzluk, değersizlik hissi ve özgüven eksikliği gibi duyguların filizlenmesine neden olur. Kendini sürekli başkalarıyla karşılaştırma döngüsüne bir son vermek ve içte var olan potansiyelin ortaya çıkmasını sağlamak istiyorsanız kendinize odaklanın. Kişinin kendini başkalarıyla değil de performansıyla kıyaslaması güçlü yanlarının ortaya çıkmasını sağlar ve yetersizlik duygusu yaşanmaz.

Âşık olmaktan korkmayın

Âşk insanın düşüncelerini meşgul eden hoş bir duygu olsa da maalesef her aşk mutlu sonla bitmiyor. Geçmişte yaşanan kötü deneyimlerin etkisiyle tekrar tekrar yara almamak için artık kimseye derin bir sevgiyle bağlanmama kararı almış olabilirsiniz. Geçmişte acı veren korku ve kaygıları geride bırakın.

Hayatınıza renk katın

yeni-yilSon yıllarda teknolojinin hayatımızın her alanına girmesiyle insanlar geleneksel iletişimden çok sosyal ağlar aracılığıyla iletişim kurmayı tercih ediyor. Yüz yüze iletişimin yerini hiçbir şey alamaz. Monoton ve iletişime kapalı bir yaşam tarzı yerine kişinin aile ve sosyal çevresiyle vakit geçirmesi, sporu hayatına dahil etmesi, hobiler edinmesi kısacası sürekli bir kısırdöngünün içinde olmaması, kendine daha fazla vakit ayırması gerekir.

 

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*