Belçika, Erdoğan’ı kerhen kabul etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 2 yıl aradan sonra geldiği Brüksel’de mülteci krizi nedeniyle üst düzey ağırlandı ancak Avrupalı liderlerin ziyaret öncesinde basına yansıyan gönülsüzlükleri bir dizi olayla da teyit edilmiş oldu. Miting salonu verilmeyen Erdoğan’ı neredeyse Belçika’da gittiği her yerde ayrı bir kriz bekliyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün Brüksel’de açılışını yaptığı Europalia sanat festivaline Türkiye 1996’da konuk ülke seçilmiş ancak festival o dönem Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri gerekçesiyle iptal edilmişti. Gezi, 17-25 Aralık süreçlerindeki temel hak ve hürriyet ihlalleri ile son olarak da tırmanan şiddet ortamına rağmen bu sefer ise iptal teşebbüsü yaşanmadı ancak Erdoğan’ın Belçika’da kerhen kabul gördüğü yönünde pek çok gelişme yaşandı.

Öncelikle Avrupa genelinde olduğu gibi Belçika’da da Erdoğan, ifade özgürlüğünü sınırlayan, muhalif basını susturmaya çalışan, anayasayı çiğnemekten çekinmeyen bir lider olarak görülüyor. Bu izlenim Belçika’da geçen sene değişen hükümetle beraber daha net bir şekilde dillendirilmeye başlandı. Hükümetin büyük ortağı Flaman Milliyetçiler (N-VA) her fırsatta Erdoğan’ın demokrasi karşıtı eylemlerini eleştirmekten çekinmiyor.

Bu bağlamda Erdoğan’a ilk şoku Brüksel Belediye Başkanı Yvan Mayeur yaşattı. Şehirde yapılmak istenen Erdoğan mitingi için salon vermeyen belediye başkanı, devlet ziyareti ve seçim kampanyasının birbirine karıştırılmaması gerektiğini açıkladı yerel basına.

Erdoğan, Brüksel’deki ikinci gününde Belçika Federal Meclisi’ni ziyaret etti. Ancak o gün davet edilen birçok milletvekili programa katılmadı. Basta N-VA milletvekilleri olmak üzere, muhalefette yer alan Yeşiller ve Sosyalist Partisi milletvekilleri de Erdoğan’ı boykot etti. Öyle ki Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Dirk Van Der Maelen, Erdoğan’ı karşılama komitesinde yer almak zorunda olduğu için parlamentoya geldiğini, gönülden katılmadığını açıkça beyan etti.

Üçüncü kriz, protokol gereği Kral Filip tarafından Erdoğan’a verilecek Kraliyet nişanı etrafında yaşandı. Nişanın verileceği, son günlere kadar gizlendi ve basına gönderilen resmi programda dahi belirtilmedi. Zaman’ın bunu ortaya çıkarmasıyla muhalefet vekilleri bu konuda hükümeti eleştiri yağmuruna tuttu. Bunun üzerine hükümetin en büyük ortağı N-VA, nişanın protokol gereği verildiği ve hiçbir şekilde Erdoğan’a veya partisine destek mahiyeti taşımadığı açıklaması yapmak zorunda kaldı. Resmi törenle takdim edilmesi gereken nişan da kapalı kapılar arkasında verildi. Hiçbir yerde ne görüntüsü ne de fotoğrafı yer alıyor.

Erdoğan’ın ayrılmadan önceki son programı olan Europalia festivali açılışında da, boykot etkisi gözlerden kaçmadı. En başta kültür temasıyla öne çıkan festivalin açılışına kültür bakanı iştirak etmemişti. Bunun yanı sıra davetli oldukları halde diğer Belçikalı siyasilerin katılımı da yok denecek kadar azdı. Aynı şekilde daha önce isimleri açılış programında yer almasına rağmen Avrupa Birliği liderleri de açılışa gelmediler. Açılışta diyanet görevlileri, elçilik ve konsolosluk çalışanları, Europalia çalışanları, bazı Türk asıllı siyasiler ve resmi devlet zevatı yer aldı.

METE ÖZTÜRK, SALIH KARACA – BRÜKSEL [HABER ANALİZ]

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*