Milli Görüş’e „terör örgütü“ diyen AKP’nin ithal adayı Ozan Ceyhun, geri dönüyor

AKP’nin İzmir’deki “ithal” milletvekili adaylarından Ozan Ceyhun’un 7 Haziran’daki genel seçimlerden umduğu neticeyi alamaması üzerine, 8 Haziran sabahı Almanya’ya dönmek üzere İzmir’den ayrıldığı ortaya çıktı.

“İzmirim.co” sitesinde yer alan habere göre, İzmir’de her iki bölgenin beşinci sırasından ‘ithal’ adaylar gösteren AKP, her iki bölgede de ancak dörder milletvekilini meclise gönderebildi. Fakat teşkilatlar tarafından benimsenmeyen beşinci sıra adaylarından Ozan Ceyhun seçilemediğini anlayınca 8 Haziran sabahı İzmir’den ayrıldı.

AKP’nin İzmir’de 1. bölge 5. sıra adayı, İşçi Partili yazar Demirtaş Ceyhun’un oğlu Ozan Ceyhun, aynı zamanda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun danışmanlığını yapıyordu. Ceyhun, sonuçları alır almaz, hezimetten İzmir teşkilatlarını sorumlu tutarak, kentten ayrıldı. Ceyhun’un seçimden önce yaşadığı Almanya’ya döneceği öğrenildi.

MİLLİ GÖRÜŞ’E “TERÖR ÖRGÜTÜ” DEMİŞTİ

Bilindiği üzere Almanya kökenli sosyalist siyasetçi Ozan Ceyhun’un AKP’den milletvekili adayı yapılması özellikle Milli Görüş’ün Avrupa teşkilatının tepkisini çekmişti. Teşkilat rahatsızlığını, “Milli Görüş’ü terörle birlikte anacak kadar densizleşen, yetmezmiş gibi bir de Avrupa’ya ihbar eden birisi, AKP’den aday gösterildi. Tek bir soru var akıllarda: Müslümanları fişleyip ihbar eden birine bu iltifat niye?” sorusuyla dile getirmişti.

Ceyhun, Avrupa milletvekili sıfatıyla Avrupa Parlamentosu’nda 2002’de yaptığı konuşmada, Milli Görüş ve Berlin İslam Federasyonu’nun en az terör örgütleri kadar tehlikeli olduğunu öne sürmüştü. Ozan Ceyhun, 2003 yılında Milliyet gazetesinde yer alan habere göre türban için de ‘politik üniforma’ nitelendirmesinde bulunmuştu. Ceyhun, “Türban, başörtüsü değil. Türban politik bir üniforma ve tutucu, dogmatik bir İslam’ı temsil ediyor.” demişti.


OZAN CEYHUN KİMDİR?

Daha önce gazetemizde yayınlanan “Kim Bu Ozan Ceyhun?” başlıklı köşe yazısında, neredeyse dolaşmadık Alman ve Türk partisi bırakmayan siyasetçi hakkında şu ifadeler yer almıştı:

“Ozan Ceyhun 14 yıl Alman Yeşiller Partisi üyesi idi. Partisi sayesinde sosyalist kanattan 1998 senesinde Avrupa Parlamentosuna (AP) seçildi. Aradan sadece iki yıl geçti, ani bir kararla Sosyal Demokrat Parti’ye (SPD) geçti, fakat AP vekilliğinden istifa etmeden 2004’e kadar görevini sürdürdü. Yeşillerin sayesinde maaşını almaya devam etti.

Sonra birden 1980’de kaçtığı Türkiye’yi keşfetti. CHP’li oldu. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün AB ve Almanya danışmanlığını yaptı. Yine karar değiştirdi. Eski bakan Egemen Bağış’ın AKP danışmanlığını yürüttü. Daha sonra baktı ki Bağış ve tayfası yolsuzluk ve rüşvet skandalından sonra listeye giremedi birden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na sarıldı.

Almanya’da ateist sosyalist iken dindarları yazdırdığı raporlarla ispiyonlarken, Türkiye’de birden muhafazakâr oldu. Diyanet, Milli Görüş karşıtı iken bugün koyu bir DİTİB’ci, UETD’ci oluverdi. Bu şahsı tanıyabildiniz mi?”

“ARASI BOZULDUKÇA PARTİ DEĞİŞTİRİYOR”

Yine gazetemizde yayınlanan “Bozan Ceyhun” başlıklı başka bir köşe yazısında ise Ozan Ceyhun hakkında şu çarpıcı değerlendirmelere yer verilmişti:

“Ozan Ceyhun konusunda AKP’nin dikkatli olmasında fayda var. Çünkü Ceyhun, girdiği yerde dikiş tutturamamak ve bir süre sonra oradaki havayı bozmakla meşhur. O yüzden başlığı “bozan Ceyhun” olarak attım. Ozan Ceyhun ünlü yazar Demirtaş Ceyhun’un oğlu. Kariyerine Türkiye’de 12 Eylül öncesinde Dev-Genç’li olarak başlamış. Ülkücü bir genci öldürmekle suçlandığı bir cinayet davası sebebiyle yurtdışına kaçmış. Almanya’da önce Yeşiller’e dahil olmuş. Avrupa Parlamentosu milletvekilliği yaparken onlarla bozuşup SPD’ye geçmiş. Övdüğü Yeşiller’e çamur atmaya başlamış.

Alevi olmamasına rağmen üyesi yapıldığı Alevi derneği de her nedense bir süre sonra ona tavır almış. Onlarla da arayı bozmuş. Dernek şimdilerde onunla ilgili ağır ifadeler kullanıyor. Kürt örgütleriyle de durumu aynı. SPD’nin Hessen teşkilatı ile de 2008 sonrasında arası bozulmuş. Teşkilatta problem olunca bu kez istikbalini Kıbrıs’ta ve CHP’de arama gayretlerine girmiş. Fakat CHP’den hiç yüz bulamayınca hatta dışlanınca bu kez Mustafa Sarıgül’ün danışmanlığını yaparak muhalif cephede sosyal demokrat olarak tutunmaya çalışmış. Sarıgül’le de arayı bozunca HDP’nin Almanya’daki maceralarından dolayı kabul etme ihtimali olmadığı için bir zamanlar ağır eleştiriler yönelttiği AKP’ye yönelmiş.”

ZAMAN ONLINE

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*