Sınır dışı edilenlerin sayısı ikiye katlandı

Geçen sene bir milyonun üzerinde mülteci kabul eden Almanya, sınır dışı edilen mülteci sayısını bir sene içerisinde yaklaşık 11 binden, 21 bine kadar yükseltti. Kayıt altına alınmayan ve gönüllü olarak ülkeyi terk edenlerle birlikte bu rakam 60 bine kadar çıktı.

Almanya’ya gelen mülteci sayısının artmasıyla birlikte, zorunlu olarak sınır dışı edilenlerin sayısı da son bir sene içerisinde ikiye katladı.
‘Sächsische Zeitung’un, İçişleri Bakanlığı verilerine dayandırarak verdiği habere göre, Almanya’nın 16 eyaletinden 2015 yılı içinde zorunlu olarak sınır dışı edilen sığınmacı sayısı 20 bin 888 oldu. Bu sayının 2014 yılında 10 bin 884 olduğu bildirildi. Ancak, Almanya’yı kendi isteği ya da teşviklerle terk edenlerin sayısı ile birlikte bu rakam 37 bin 220’ye kadar çıkıyor.
Gönüllü olarak ülkeyi terk edenlerin yüzde 90’ını, güvenli ülke statüsü verilen Arnavutluk, Kosova, Sırbistan gibi Batı Balkan ülkelerinin vatandaşları oluşturuyor. Bunların dışında resmi makamlara bildirmeden Almanya’yı terk eden mültecilerle birlikte, ülkeden ayrılanların toplam sayısı 58 bin 108 olduğu ifade edildi.

Sığınmacıları zorunlu olarak gönderen eyaletlerin başında Almanya’nın nüfus olarak en kalabalık eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya geliyor. Bu eyaleti Bavyera, Hessen ve Baden-Württemberg takip ediyor.
Aydan Özoğuz: Üst sınır tartışmaları anlamsız
Rhein-Main bölgesindeki gazetecilerle Salı günü Frankfurt’ta bir araya gelen Federal Göç ve Uyum Bakanı Aydan Özoğuz (SPD), mülteciler için üst sınır teklifine karşı olduğunu bildirdi.
Sınırlama üzerine yapılan tartışmaları anlamsız bulan Özoğuz, Avrupa Birliği (AB) içerisinde kontenjan belirleme tartışmalarını ise doğru olduğunu ifade etti. Özoğuz, “Biz geçen sene kriz modunda yaşadık. Şu anda bu kriz modundan çıkmaya ve bir yapı oluşturmaya hazırız. İlk olarak mülteci sayısının azaltılması gerekiyor.” dedi.

Mülteci sayısının azaltılması için en ideal durumun, sıkıntının yaşandığı ülkelerde barışı sağlamak olduğunu, ancak bunun kısa bir zamanda başarmanın zor göründüğünü altını çizen Özoğuz, “İkincisi ise, AB’yi geri hayata uyandırmak. Şu anda büyük bir direnişin olması benim için bir hayal kırıklığı.” dedi.
Köln olaylarına da değinen bakan, hiçbir grubun toplu olarak zan altında kalmaması gerektiğini, her bireyin kendi yaptığından sorumlu olduğunu vurguladı. Ancak suçlular için korumanın geçerli olmadığını ifade etti.
Kuzey Afrika ülkeleri, sığınmacıları geri kabul etmeyi reddediyor
Öte yandan, Almanya sığınma başvurusunda başarısız olan mültecileri geri göndermek için Fas, Tunus ve Cezayir gibi Kuzey Afrika ülkeleriyle diplomasi krizi yaşıyor. Kuzey Afrika ülkeleri, sığınma başvurusu kabul edilmeyen, özellikle kimlik belgelerinin eksik olduğu vatandaşlarını geri kabul etmeyi reddediyor.
Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel (SPD) ise geri gönderilecek mültecilerin kabul etmedikleri durumda, Mağrip ülkelerine yapılacak ödemeleri bloke etmekle tehdit etmişti.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*