Steinmeier: Mülteci akınının anahtarı Türkiye’de

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, AB’ye sığınmacı göçünün engellenmesinin anahtarının Türkiye’nin sınırlarını etkili biçimde koruması ve üçüncü ülkelerle vize muafiyeti anlaşmalarını iptal etmesi olduğunu söyledi. Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir ise Alman hükümetine basın özgürlüğü ihlallerini gündeme taşı çağırısında bulundu.

Almanya Federal Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, AK Parti hükümetinden AB’ye sığınmacı göçünün engellenmesi amacıyla üzerinde mutabık kalınan yükümlülükleri tam anlamıyla yerine getirmesini istedi. Steinmeier, “Türkiye tarafından sığınmacı göçünün engellenmesiyle ilgili kabul edilen yükümlülükler tam kapsamlı biçimde yerine getirilmedi. Fakat Türkiye ülkesine giriş için Suriyelilere vize zorunluluğu getirmek gibi ilk adımı attı. Bu noktada bir hareketlilik oldu. Türkiye bugüne kadar Afrika ülkeleri de dâhil çok sayıdaki ülkeyle karşılıklı olarak vizeleri kaldırmıştı. Fakat vize zorunluluğuna dönüşün bu konuda anahtar soru olduğu muhakkak.” dedi.

Federal Dışişleri Bakanlığı’nda Yabancı Gazeteciler Cemiyeti Derneği’ne üye gazetecilerin sorularını cevaplandıran Sosyal Demokrat Partili (SPD) Bakan Steinmeier, sığınmacı krizinin aşılması için Türkiye’yle işbirliğinin şart olduğunu belirtti. Steinmeier, “Türkiye, Suriyeli sığınmacılara kendi istihdam piyasasını açacağını taahhütte bulundu. Türk tarafının sınırların korunması için hangi tedbirleri alacağını ise görüp izleyeceğiz. AB Komisyonu’nun Türkiye’ye göçün engellenmesi için öngörülen taahhütlerin yerine getirilmesiyle ilgili eleştirileri var. Tabi ki Türkiye’ye verilmesi taahhüt edilen 3 milyar Euro da daha aktarılmadı. İlgili mali yardımın verilmesini reddeden birkaç ülke var. AB Dışişleri Bakanları toplantısında Türkiye’ye destek vermekten kaçınanlara sert eleştirilerde bulunuldu.” dedi.

Açıklamalarının devamında AB içinden sınırların tamamen kapatılması yönündeki taleplerden de bahseden Bakan Steinmeier, “Sığınmacı sorunu bugünden yarına bitmeyecek. (Almanya’ya) Bu ağır baskıya rağmen sınırların tamamen kapatılması çözüm olmayacak. AB içinde sığınmacılar konusunda yaşananlardan memnun değiliz. Sığınmacıların birlik üyeleri arasında sadece adil dağıtımları konusu değil mevzubahis olan, sığınmacıların AB’ye ilk giriş yaptıkları yerlerde kayıt altına alınmaları konularında da sorunlar sürüyor. Bu bağlamda Türkiye’yle kararlaştırılanlar önemli. Bizim için belirleyici olan nokta sığınmacıların kaçış nedenleriyle mücadeledir.” dedi.

TÜRKİYE’NİN 1980’Lİ YILLARA GERİ DÖNMESİNİ İSTEMİYORUZ
Steinmeier, Türkiye’de yaşanan olaylarla ilgili olarak ise şu açıklamada bulundu: “Herkesin ortak bir demokrasi anlayışı ve aynı değerleri olsaydı dış politika daha kolay olurdu. Ankara ile Kürt bölgeleri arasında geçmişte başlatılan yapıcı müzakere sürecinin devam etmesini ve tabi ki 1980’li yıllara geri dönülmesini istemiyoruz. Türkiye sığınmacıların göçü konusunda anahtar bir ülkedir. Avrupa’ya sığınmacı göçünü engellemek için Türkiye’ye ihtiyacımız var. Avrupa Konseyi’nde göçün önlenmesi için üzerinde mutabık kalınan hususların yerine getirilmesi için kendisiyle görüşüyoruz.”
Zaman’ın “Cuma günü düzenlenecek 1. Almanya-Türkiye Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısında basın ve ifade özgürlüğüne karşı hükümetin sert kısıtlamalarını da gündeme getirecek misiniz?” şeklindeki sorusuna ise “Alman-Türk ilişkilerinde bunun hiçbir zaman aksini yaşamadım. Mesele iç politikada hâkim olan soruların gündeme taşınması değil, bu sorulara hangi cevapların alınmasıdır. Bunu öngöremiyorum.” cevabını vermekle yetindi.

“TUNUS, CEZAYİR VE FASLILARI GERİ GÖNDERMEK İSTİYORUZ”
İltica başvurusu reddedilmiş Tunus, Cezayir ve Fas vatandaşlarını ülkelerine geri göndermek için iltica paketleri kabul ettiklerini anlatan Frank-Walter Steinmeier, “Sığınmacılarla ilgili iki zor iltica paketini kabul ederek yürürlüğe soktuk. İnsanlar tabi ki savaşlardan kaçarak Avrupa’ya sığınıyorlar. Ortadoğu’daki çatışmaları bitirmezsek göç akını bitmeyecek. Biz kabul ettiğimiz iltica paketleriyle Balkan ülkelerinden gelenlere uyguladığımız gibi Tunus, Cezayir ve Fas gibi ülkelerden gelen sığınmacıları ülkelerine göndermek istiyoruz.” dedi.

TÜRKİYE VE RUSYA’YA ŞAŞKINLIK YAŞIYORUM ELEŞTİRİSİ
Rus savaş uçağının düşürülmesi sonucunda yaşanan krizle ilgili soruya ise Steinmeier şu cevabı verdi: “Yaşananları şaşkınlıkla karşılıyorum. Rusya ve Türkiye arasında yaşananlar dış politikada da sıkıntılar oluşturuyor. İki taraf da maalesef ilişkilerin sıklaştırılması için adım atmıyor. AB için arabuluculuk çabaları noktasında da zor bir durumla karşı karlıyayız.”
CEM ÖZDEMİR: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KONUSU GÜNDEM OLMALI
Bu arada Cuma günü düzenlenecek 1. Almanya-Türkiye Hükümetlerarası Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı öncesi ZAMAN’a özel mülakat veren Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Türk vatandaşlarına vize kolaylığı, IŞİD’le mücadele vebasın özgürlüğü konularının da öncelikli maddeler arasında yer alması talebinde bulundu. Özdemir, “Türk vatandaşlarına yönelik vizenin tümüyle ve biran önce kalkması öncelikle buradaki insanların hayatını tümüyle kolaylaştıracaktır. Dilerim böyle bir sonuç çıkar ortaya. Bununla ilgili önemli adımlar atılmakta ama bu mecburiyet tümüyle kalkmalıdır. Batı Balkan ülkelerine yönelik kalktıysa eğer bu vizeler Türkiye’ye yönelik de kalkabilmelidir. Bundan başka ise tabi ki iki ülkeyi ilgilendiren terör gibi ortak sorunlar var. Bu da gündem konusu olmalıdır.” dedi.

“TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE ADIM ATMALIDIR”
Özdemir şöyle devam etti: “IŞİD’le ilgili maalesef Türkiye hükümetinin tutumu tam anlaşılmıyor. Bir taraftan kınıyorlar, biz de karşıyız diyorlar. Diğer taraftan ise silah yardımıyla ilgili haber yapan gazeteciler hapislere atılıyorlar. Hangisi doğru hangisi yalan bu konuda biraz bir soru işareti söz konusu. Tabi ki dost acı söyler derler. Gazetecilerin tutuklanması, basın özgürlüğünün engellenmesi, düşünce özgürlüğünün herhangi biçimde kısıtlanması kabul edilebilir bir durum değildir. Madem Türkiye AB’ye yüzünü çevirdiğini söylüyor ve biz bundan memnuniyet duyuyoruz, o halde basın özgürlüğü ile engelleri de kaldırmalıdır. AB bir değerler birliğidir. Bunun bir parçası da demokrasidir.”
OKTAY YAMAN, MURAD DURDU / BERLİN

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*