Avusturya’dan Türkiye’ye sert Zaman Gazetesi eleştirisi

Zaman’a hukuksuz bir şekilde el konulması bütün dünyada olduğu gibi Avusturya’dan da sert tepkiler alıyor. Meşum olayın gerçekleştiği günden bu yana, Avusturya medyası konuyu yoğun bir şekilde ele alıp, basın örgütlerinden de üst üste destek açıklamaları gelirken hükümetten de sert ifadeler geliyor. Avusturya İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner, Zaman’a kayyum atanmasından dolayı Türkiye’yi sert bir şekilde eleştirdi. Zaman’a hukuksuz bir şekilde el konulmasını değerlendiren Leitner, kendisine muhalefet eden herkesi susturan ve son olarak Zaman gazetesine el koyan bir hükümete Avrupa’nın sırf mülteci krizinden dolayı ödüller veremeyeceğini söyledi.

Avrupa Birliği’nin İçişleri Bakanlarının Brüksel’deki toplantısından sonra devlet radyosu Ö1’e bağlanan Leitner, konuyla ilgili “Hükümetin bir gazeteyi ele geçirdiği Türkiye’nin üç gün sonra AB’ye bir istekler listesi sunması ve vize serbestisiyle ödüllendirilmesi ziyadesiyle sorgulanmaya açık bir durum“ ifadelerini kullandı. Zaman gazetesinin gasp edilerek bütün dünyanın ortak değeri olan basın özgürlüğünün ayaklar altına alınması konusuna değinen Bakan Leitner “AB değerlerini denize mi fırlatıyor“ dedi. Leitner, Perşembe günü gerçekleşecek AB zirvesinde de Türkiye’deki basın özgürlüğü problemini ısrarlı bir şekilde takip edeceğini söyledi. Leitner’in Zaman gazetesiyle ilgili sözkonusu açıklaması, Avrupa basını tarafından da çok sayıda habere konu edinilerek Avusturya’nın Türkiye AB anlaşmasına karşı çatlak bir ses olduğu şeklinde yorumlandı.

Öte yandan Zaman’a yapılan hukuksuz gasp, dünyanın irili ufaklı bütün basın örgütlerini ayağa kaldırırken Birleşmiş Milletler’den Avrupa Birliği’nden ve ABD’den de en üst düzeylerden tepkiler aldı. Dünyanın önde gelen bütün gazeteleri konuyu manşetlerine ve başyazılarına taşıdı. Brezilya’dan, İtalya’ya dek birçok ülkeden karikarütistler Zaman’ın gaspedilmesini irdeleyen ve basın özgürlüğünü savunan çizimler yaptı.

Zaman’a hukuksuz gasba dünyanın tepkisi de dinmiyor. Avrupa Birliği’nden ABD’ye, BM’den NATO’ya bütün uluslararası kuruluşlar, basına darbeye karşı sesini yükseltti.

ABD DIŞİŞLERİ SÖZCÜSÜ:TÜRKİYE YANLIŞ YOLDA

Türkiye’de özgür basına vurulan darbeye Avrupa Birliği’nin yanı sıra ABD’nin de tepkisi sürüyor. Zaman Gazetesi’ne kayyım atanmasıyla ilgili ilk açıklamasında ‘rahatsız edici‘, ‘endişe verici‘ ifadelerini kullanan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Ankara’ya yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Kirby önceki gün düzenlediği basın toplantısında Türk hükümetinin kendi anayasasını çiğnediğini dile getirdi. Türkiye’nin yanlış yolda gittiğini söyledi.
Amerikalı sözcü, basın toplantısında Associated Press, Reuters, Agance France-Presse (AFP) gibi uluslararası haber ajansları muhabirlerinin Zaman’a gasp ve Türkiye’de basın hürriyeti ihlallerine dair çok sayıda sorularına muhatap oldu. Kirby, kayyım kararını açıkça eleştirdiklerini ifade ederek, ‘‘Süregelen haberler konusunda endişemiz devam etmekte. Türk hükümetinin kendi anayasasında yer alan temel hak ve değerlere uygun hareket etmesi Türk halkının yararına. Ve biz de bunu istiyoruz.” dedi. Geçtiğimiz cuma günü kayyımların Zaman’ın yayın çizgisine müdahale etmemesi yönündeki uyarısına rağmen tam tersi durumun yaşandığı yönündeki soru üzerine de, ‘‘İşlerin gittiği yönden çok endişe duymaktayız.” diye konuştu.

‘ANAYASADAKİ DEMOKRATİK DEĞERLERE TERS KARARLAR‘

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Türk yetkililerin, Washington’ın ve uluslararası toplumun dile getirdiği kaygıları duymazdan geldiği yönündeki bir soruya üzerine ise, ‘‘Açıkça görülüyor ki uluslararası toplum ile bizim çağrılarımıza rağmen bu tür kararlar almaya devam ediyorlar. Hem de kendi anayasalarında yer alan demokratik prensiplere doğrudan zıt kararlar bunlar.“ eleştirisinde bulundu. Türk hükümetinin basın konusunda tavrının anayasaya aykırı olduğuna işaret eden sözcü, “(Türk hükümeti) anayasal yükümlülüklerini görmezden gelmeye devam ediyor. Bu gelişmelerden endişe duyup duymadığımızı soracak olursanız cevabım ‘evet‘. Kesinlikle ‘evet’tir!“ dedi.

HEDEFTEKİ ANKARA BÜYÜKELÇİSİ’NE DESTEK

Kirby’ye, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi John Bass’ın Zaman’a destek veren okurlara yönelik sert müdahaleyi eleştirmesinin ardından hükümet yanlısı medyanın aleyhte başlattığı kampanya da soruldu. Bass’ın dile getirdiği rahatsızlıklar konusunda ‘dürüst‘ ve ‘açık‘ konuştuğunu söyleyen sözcü, “‘Büyükelçimiz hakkındaki eleştirileri gördük. Büyükelçimize, başta Başkan’ın ve Dışişleri Bakanı’nın (Kerry), görevini yerine getirdiği konusunda en üst derecede güveni ve inancı bulunmakta. Kendisi, Kerry’nin tam desteğine sahip.” ifadelerini kullandı. Bir başka gazetecinin, ‘Türk demokrasisi yanlış yolda mı ilerliyor?‘ sorusu üzerine ise, ‘‘Gidişatın yanlış yolda olduğu konusunda hiçbir şüphe yok. Türkiye’de basın özgürlükleri konusunda aynı şeyleri kaç kez daha söylemem gerekiyor? Kesinlikle doğru yolda ilerlemiyor. Trend ve şu an yapılanlar Türkiye’deki özgür, demokratik ilkelere hiç yardım etmiyor ve bu ilkeler Türk anayasasında da bulunuyor.“ diye konuştu.

BM: İFADE HÜRRİYETİNE SAYGI DUYULMALI

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Zaman Gazetesi’ne hukuksuz bir şekilde el konulmasına yazılı bir açıklama yaparak tepki gösterdi. Feza Medya Grubu’na kayyım atanmasıyla ilgili gelişmeleri yakınen takip ettiğini ifade eden Ban, Ankara’yı, Türkiye’nin imzalamış olduğu insan hakları yükümlülükleri çerçevesinde hareket etmeye çağırdı. BM Genel Sekreteri, Türk hükümetine doğrudan seslendiği açıklamada, “Türk yetkilileri, Türkiye’nin insan hakları yükümlülükleri çerçevesine uygun olarak ifade hürriyeti ve toplanma özgürlükleri alanında saygılı olmaya çağırıyorum. Demokrasi, ekonomik ve sosyal gelişmeler ancak, -eleştirel dahi olsa- huzurlu bir ortamda fikirlerin, seslerin dile getirilmesine bağlıdır.” dedi.

NATO, DEMOKRATİK DEĞERLERİ HATIRLATTI

Türkiye’ye ifade ve basın hürriyeti gibi temel demokratik değerlere saygı göstermesine yönelik bir çağrı da Ankara’nın, Rusya ile uçak krizinin ardından destek için kapısını çaldığı NATO’nun Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’den geldi. Amerikan CNN televizyonunda önceki gün ünlü sunucu Christiane Amanpour’un, Zaman’a el konulmasıyla ilgili sorusunu cevaplayan Stoltenberg, “NATO temel değerler üzerine kurulmuş bir organizasyondur. Demokrasi, kişisel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü. Bunlar çok önemli değerlerdir. Çünkü birliğimiz bu değerler üzerine kurulmuştur. Bütün üyelerimizin bu değerlere uymasını beklerim. Çünkü bu değerler birliğimiz için çok önemlidir.” dedi. NATO Genel Sekreteri, Amanpour’un, “Türkiye’nin yaptığını kınayacak mısınız? Hayal kırıklığına uğradınız mı?” sorusuna ise, “Demokrasi, kişisel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü hem üyelerimiz hem de benim için çok önemlidir.” karşılığını verdi.

ZAMAN’I SAHİPLERİNE GERİ VERİN

Dünya Gazeteler ve Haber Yayımcıları Birliği (WAN-IFRA), Zaman Gazetesi’nin bir an önce eski sahiplerine geri verilmesi çağrısı yaptı. 20 ülkede 18 bin gazete ve televizyon, 15 bin haber sitesi ve 3 bin medya şirketinin çatı örgütü olan WAN-IFRA, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazdı. WAN-IFRA Başkanı Tomas Brunegard ve Dünya Editörler Forumu Başkanı Marcelo Rech’in Erdoğan’a gönderdiği açık mektupta, Türk hükümetinin Zaman’a el koyarak uluslararası sözleşmeleri çiğnediği belirtildi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gönderilen mektupta şu ifadeler yer aldı: “Size Zaman’a siyasi amaçlarla el konulmasının bir çok uluslararası sözleşmeyle birlikte Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan ifade özgürlüğünün açık bir ihlali olduğunu hatırlatmak isteriz. Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesinde şu ifadeler yer alır: ‘Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.‘ Sizi derhal Zaman’ın sahiplerine geri verilmesi ve yöneticilerinin gazetenin editöryal çizgisini gazetecilerin belirlemesine saygı duymasını sağlayacak adımları atmaya davet ediyoruz. Hükümetinizin ifade özgürlüğüne ilişkin tüm uluslararası taahhütlerine uymasını talep ediyoruz.”

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*