Seyit Aslan Avusturya seçimlerini yazdı: Össis, Petry ve Cem Özdemir

14 yıllık Avusturya hayatımdan sonra son bir yılda hayatıma giren Almanya’yı görünce daha iyi anladım ki aynı dili konuşan bu iki ülke birbirinden pek de hazzetmiyor. Hep duyduğum ancak anlam veremediğim bu karşılıklı soğukluğa medyadaki tartışmalarda da sıklıkla rastlamak mümkün. Öyle ki bu his literatürde kendine kimlik bulmuş; Almanlar Avusturyalılara ‚Ösi‘, Avusturyalılar Almanlara ‚Piefke‘ ismini takmış. Bu kelimelerin karşısındakini değersizleştiren bir anlama sahip olduğunu hatırlatarak gelelim pazartesi günü nefeslerin tutulduğu, Almanya’dan ve tüm Avrupa’dan yoğun ilgiyle takip edilen Avusturya Cumhurbaşkanlığı seçimlerine.

Aşırı sağın ilk büyük başarısını Jörg Haider ile 1999 yılında Avusturya’da yakalaması (yüzde 27) Avrupa’da ortalığı ayağa kaldırmıştı. Koalisyon ortağı olan Haider uluslararası baskıyla partiden istifa etmek zorunda kalmıştı. O dönemden itibaren aşırı sağcılar iki dönem federal hükümette koalisyon ortağı oldu. Hali hazırda HC Strache liderliğinde anketlerde yüzde 30’ları geçerek ülkenin en güçlü siyasi damarı oldu.

Almanya ve Avusturya’nın büyük koalisyonla yönetildiğini ve bu merkez partilerin ciddi oy kayıplarıyla mücadele ettiğini unutmamalı. İşte tam da bu noktada Avusturya’daki seçimler protesto oyları toplayan aşırı sağcıların durumunu, mülteci politikalarına halkın tepkisini ve Avrupa Birliği’ne halkın desteğini anlamak için oldukça önemliydi.

Tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanı çıkaran ‚Yeşil siyasetin‘ Almanya’daki önde gelen isimleri Cem Özdemir ve Simone Peter sosyal medyadan an be an destek mesajlar atarak seçimi takip etti. Diğer tarafta Almanya’daki yükselişine çare bulunamayan AfD Eşbaşkanı Frauke Petry seçim akşamı Viyana’ya gelerek Avusturyalı ikizine desteğini gösterdi.

Sonuçlar iki tarafı da memnun etti denebilir. İlk Yeşil Cumhurbaşkanı, Alman Yeşiller için 2017 seçimleri öncesi koalisyon ortağı olma hedefi için önemli bir destek ve moral oldu. Aşırı sağcılara gelince. Artık siyaseten sınırlarda dolaşan partiler merkeze yaklaşmış ve aşırı sağcı söylemleri olan bir adayın ilk turda yüzde 35, ikinci turda 49,7 alması ile bu durum tescillenmiştir.

Almanya’da AfD için 2013 yılında yol hikayesi Avusturya ile paralellikler arz edebilir. Uzun süre işbirliği yapılmak istenmeyen aşırı sağcılar bugün iki eyalette koalisyon ortağı. Almanya’da AfD ile işbirliğine çıkan partiler halka kendi programları ile çözümün adresi olduklarını anlatamazlarsa bugün 10-15 bandında gidip gelen bu parti tırmanışını sürdürebilir.

Avrupa yanlısı bir Cumhurbaşkanı ile şimdilik Avrupa’da korkulan olmadı. Ancak seçim günü Fransa, Almanya ve İsviçre’den gelen ve aşırı sağcı Norbert Hofer’e destek olan sosyal medya mesajları bir dip dalgayı ortaya koyuyor. İslam karşıtı, yabancı düşmanı bir kitle mevcut ve bu kitle artık söz sahibi olmak istiyor. Bunu yapmak için kazanabilecekleri olası en büyük grup memnuniyetsizler.

Avusturyalılar, Almanların tabiriyle Össis’ler hem Cem Özdemir’in Yeşiller’ine hem de Petry’nin AfD’sine moral verdi. Son 6 ayda 5 kez Türkiye’ye giden Merkel ve lider sorununu çözemeyen SPD’yi ise zor günler bekliyor.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*