Ahmet Özgündoğan, dünyanın renklerinin ardından duygu dolu bir yazı kaleme aldı

Hersene ayrı bir sürur, hersene ayrı bir şenlik. Önceden sadece Anadolu şehirleriyle sınırlı bir bayram, cebri de olsa şimdilerde Dünyayı şenlendiriyor.
Bir kutsiye denk geldim, sordum nereden?
-Paraguay dedi.
Vallahi bilemedim haritadan yerini..

Asrın dertlisi 100 yıl önce demişti ya; “biz acele ettik kışta geldik, sizler cennet asa bir baharda geleceksiniz. Ellerinizde birer buket çiçekle kabrimize gelip „henien leküm“ diyeceksiniz.“
Ve şimdilerde o aziz Üstadın kapısının eşiğine buketlerle dünyanın çiçekleri dökülüyor. Her renk ve ırktan meleknüma çocuklar müjdeler veriyor.
Sen dünyada çok ağladın, artık güller açsın yüzünde dertli insan. Kalkıp bir bak!
Çam Dağı‘ndan savurduğun tohumlar dünyanın her köşesinde açtı.

Eğer kabrinin başına gelebilseydim şunları da demek isterdim:
Senin ayak bastığı her diyar, ayrı bir cennet köşesi olacaktı. Ve sen esaretten dönerken uğramıştın Viyana‘ya. Senin ayak bastığın bu şehidler diyarında dün bayram vardı. Senin tilmizlerin teşrif etti arzın dört bir yanından. Sana çiçekler getirdiler en ücra diyarlardan. Orta Asyadan, Güney Afrikadan, Amerikanın hem güneyinden hem kuzeyinden.

Dün bayram vardı Şib-i Ebu Talip’te. Bir dağın eteğine terkedilmiş, bir bardak suyun bile çok görüldüğü, garipler mahallesinde şenlikler vardı. Gülen yüzlerden, yaşlar süzüldü. Alkış seslerine garipliğin sessiz çığlığı karıştı.
Sen kabrinde ‚Said‘ olurken, bizler gerçek bahar esintileriyle mest olduk. „Müjdeler olsun gariplere, dönmeyin bu kutlu yolda , ta ki Nam-ı Celil duyulsun her tarafta..“ sesini işittik gaiplerden.

17 Mayıs Gecesi,
Linz Şehrinde insanlık bayramı vardı. Kıvılcımlar çarptı gözlerimize, o kıvılcımlardan müjdeli günler gösterildi bizlere..
Sonra, bu cennet bahçelerinin Usta Bahçıvanın, dertli inlemeleri çınladı kulaklarımızda:

Gökler yere rahmet döksün;
Ufuklarda şafak söksün;
Zulmetler yıkılıp çöksün;
Her yanda Nâmın duyulsun..

Gözler bunu gözlerimiz,
Yorgun ve bitkin hepimiz,
Evvel-âhir emelimiz,
Her gün şehrâyinler olsun…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*