Çocuk eğitiminde görevler karışmasın

Çocuğun kendisini güvende hissettiği en önemli yerlerin başında aile geliyor. Annenin şefkati, babanın güveni, dede ve ninenin sevgisinin yerini hiçbir şey almıyor. Çocuğun ilk eğitim yeri olan ailede herkese çeşitli görevler düşüyor. Ama zaman zaman bu görevlerin de karıştığı bir gerçek. Özellikle şehir hayatında yaşayan ebeveynler tatillerde memlekete büyükleri görmeye gittiklerinde bu sorun daha çok yaşanıyor. Anne-baba yavrularını yıl içinde eğitiyor. Ama dede ve nineler bazen bu kuralları ve sınırları görmezden geliyor. Çünkü torunlara kıyılmıyor. Onların torunlarıyla yakın teması arttıkça, ebeveynin çocuğun eğitimindeki ağırlığı ve etkinliği azalıyor. Özellikle torunlarının her istediğine ‘evet’ diyerek aşırı hoşgörü içerisinde olan aile büyükleri buna neden oluyor.

Oysa çocuk gelişiminde özellikle ilk üç yaş döneminde, aile büyüklerinin çocuk eğitimine müdahale etmesi olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Mesela annenin “Yapma!” dediğine dede “Bırak yapsın!” derse çocuk ikilem yaşıyor. Doğru ile yanlışı birbirinden ayıramıyor. Minik, arzusu dışında bir tutum görürse hemen kolaylıkla taviz veren tarafa sığınıyor. “Ne var bunda, çocuğun gönlü olsun!” diyenleri uzmanlar uyarıyor: Çocuğun her isteğini şartsız yerine getirmek, onlarda şımarık ve sorumsuz bir kişilik geliştiriyor. Hoşgörü ve koruyuculuk çocuğun eğitiminde denge ve tutarlılığı ortadan kaldırıyor.

Böylesi bir durumda en büyük zorluğu hiç şüphesiz anne ve babalar yaşıyor. Aile büyüklerini kırmadan, çocuk eğitiminde dengeyi nasıl sağlayacaklarını bilemiyorlar. Pedagog Ali Çankırılı, “Çocuğun eğitimi, terbiyesi ve yetiştirilmesinde direksiyon kesinlikle anne-babada olmalı.” uyarısında bulunarak bu konuda taviz verilmemesi gerektiği kanaatinde. Çankırılı’ya göre nine ve dede, çocuk eğitiminde ebeveynleri zor durumda bırakacak bir müdahalede bulundukları zaman, onları kırmadan uyarmalı, tekrar etmeleri halinde tartışmaya girmemeli, bir uzmandan yardım alarak, uzmanın onları uyarmasını sağlamalı.

‘Çocuğu, içinde bulunduğu çağa göre yetiştirin’

Büyükanneler ve büyükbabalardan “Biz çocuk büyütmedik mi?” sitemi işitmek muhtemel. Bu durumda Hazreti Ali Efendimiz’in güzel bir sözü yardımımıza yetişiyor: “Çocuğunuzu içinde bulunduğu çağa göre yetiştirin.” Onların zamanındaki şartlarla bu zamanın şartları aynı değil. Bu gerçeği uygun dille anlatmak ta yine anne-babalara düşüyor.

Çocuk eğitiminde ebeveynin birinci derecede rol oynaması gerçeği nineler veya dedeleri etkisiz kılmak gerektiği anlamına gelmiyor. Çocuk eğitiminde onları destekleyici rol oynamalı. Ancak asla anne-baba görevine soyunmamalı. Ebeveynler, aile büyüklerinin tecrübelerinden yararlanmalı ancak kendi kararlarını kendileri vermeli. Saygıda kusur gösterilmemesi gereken aile büyükleri de büyüklüğünü bilip onların her işine karışmamalı.

Dede veya ninelerin torun sevmeye, onlarla ilgilenmeye hakları muhakkak ki var. Ancak ölçüyü korumak şartıyla. Pedagog Ali Çankırılı, “Aile büyükleri, anne-babanın eğitim anlayışlarına ters düşecek, onların çocuk üzerindeki otoritelerini zayıflatacak tutum ve davranışlardan sakınmalı, çocuğun her isteğini yerine getirerek şımartmamalı.” diyerek ölçüyü ortaya koyuyor.

 

e.temizay@zaman.com.tr

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*