İŞİD videoları Avrupa’da profesyonelce hazırlanıyor, bunları deşifre edersek gençleri koruyabiliriz

Avusturya’da İŞİD tehditi hiç gündemdeki yerini koruyor. Terör uzmanlarından yapılan açıklamalarda Avusturya’da terör eylemi yapacak potansiyelde şu an itibariyle bilinen 200 kişinin olduğu vurgulanmıştı. Konuyla ilgilenen uzmanlar Avusturya’da kimi yerlerde oluşan terörist gruplaşmalardan bahsederken Almanya ZAMAN’a konuşan Thomas Krüger de İŞİD’i var eden propaganda videolarının Avrupa’daki profesyonel şirketler tarafından hazırlandığını dile getirdi. Krüger “IŞİD sihrini bozduklarını” söyleyerek, “Yüksek görüntü ve ses kalitesinin yanısıra videoların görsel biçimlendirme şekilleri, görüntülerdeki sert kesimler, belli başlı renk aykırılıkları, kullanılan estetikler bu filmlerin açık biçimde batı kültür çevreleriyle sınıflandırılabileceğini gösteriyor.” dedi. Alman Federal Siyasi Bilgilendirme Merkezi (bpb) Başkanı Thomas Krüger, terör örgütü IŞİD’in çektirdiği propaganda videoların batı merkezli profesyonel şirketlere yaptırıldıklarını söyleyerek, IŞİD’in gerçek yüzünü ortaya koymak için ilginç verilere ulaşıldığını belirtti.

Krüger, “Filmlerle amaçlananları insanlara bilgilendirmeler yapmak suretiyle anlattığınızda ve montaj veya ses tekniklerinin analizini sunduğunuzda, herkes için geçerli olmasa da bir parça da olsa bazı kişilerin gözünde, IŞİD’e cazibeyle bakma sihrini bozuyorsunuz. Birçok kişi videolardaki içerikleri havalı bir tarz olarak görüp benimsiyor. Bazı radikallerin fikirlerini değiştiremezseniz de bazı gençlerin bu propagandaları sorgulamalarını sağlama imkânınız var.” dedi.

Konuyla ilgili ZAMAN’a özel açıklamalarda bulunan Krüger, “Bizim incelediğimiz IŞİD videoları, çok kuvvetli biçimde batı dünyasında yaygın olan ve etkili olabileceğine inandıkları için belli başlı resim ve tonlardan oluşan parçalardan oluşuyor.” tespitinde bulundu. Krüger şöyle devam etti: “Örneğin arka planda rap fon müziği çalıyor, videolardaki hareketliliklerin akışı batıda yaygın olan bir stil.
İkinci olarak ise, yüksek görüntü ve ses kalitesinin yanısıra videoların görsel biçimlendirme şekilleri, görüntülerdeki sert kesimler, belli başlı renk aykırılıkları, kullanılan estetikler bu filmlerin açık biçimde batı kültür çevreleriyle sınıflandırılabileceğini gösteriyor.
Üçüncü nokta ise, vidolardaki konuşma biçimleri, kullanılan dil çok açık biçimde spesifik olarak batı dünyasında yaşayan gençleri kazanmaya yönelik. Batıdaki gençleri kullandığı batı dilleriyle kendi saflarına çekmeyi amaçlayan IŞİD’in hedefi sonuçta reklam yapmaktır.”

“HEDEFİMİZ GENÇLERİ KURTARMAK”
Açıklamalarının devamında “Gençlerin IŞİD’in eline düşmemeleri için çekilen videoları parçalara ayırarak analiz etmeye çalıştık ve bunların karşısında ‘IŞİD’i boksla yumruklamak’ projesini geliştirdik.” diyen Alman devlet destekli bpb’nin Başkanı Thomas Krüger, “Örneğin Belçika’daki Müslüman gençleri kazanmak amacıyla kendilerine ulaşmak isteyenler bu gençlere Arapçayla değil muhtemelen Flamanca, İngilizce veya Fransızcayla ulaşmaya çalışıyorlar. Bu nedenle de propaganda videolarında bilinçli olarak batı bağlamında önemli rol oynayan bir dili araç olarak kullanmayı tercih ederek videoları çekiyorlar.” dedi. Krüger, hedeflerinin gençleri terör örgütünün eline düşmekten kurtarmak olduğunun ise altını çizdi.

“PROPAGANDALARIN ŞİFRELERİ ÇÖZÜLMELİ”
Birçok gencin videolardaki içerikleri havalı bir tarz olarak görmelerinin engellenmesi gerektiğini söyleyen Krüger, “Bazı gençlerin bu propagandaları sorgulamalarını sağlama imkânınız var.” diyerek ekledi: “Filmlerle amaçlananları insanlara bilgilendirmeler yapmak suretiyle anlattığınızda ve montaj veya ses tekniklerinin analizini sunduğunuzda herkes için geçerli olmasa da bir parça da olsa bazı kişilerin gözünde IŞİD’e cazibeyle bakma sihrini bozuyorsunuz.”
Filmlerdeki şifrelerin çözülmesi ile IŞİD’e bakış açısının değişeceğini belirten Krüger, “Önemli olan da budur. Medya kritiği sağlandığında bazı insanlara ulaşılabileceğini düşünüyorum. Kişilerin video analizleri için gerekli araçları kendi ellerine alarak bu görüntülerdeki şifreleri çözmeleri önemli.” dedi. Krüger, kendilerinin ise ilgili şifrelerin çözümüne yardımcı olduklarını kaydetti.

“İSLAMİ İÇERİKLERİ DOĞRU ANLATANLARIN YANINDAYIZ”
“Bizim için dini içerikli sorulara cevap arayan gençleri kazanmak kaçınılmazdır. Hele ki şu sıralar ısınan bir atmosferin olduğu bir ortamda.” şeklinde konuşan Thomas Krüger şunları kaydetti: “Şöyle bir durumla karşı karşıyayız. Her şeyi birbirine karıştıran, siyah-beyaz resmeden ve iyi-kötü ayırımı ile görenlerin revaçta olduğu bir konjonktür var. Fakat arada kalan gri tonlar, ara tonlardır belirleyici olan. Bu nedenle de uzmanlarla, İslam bilimcilerle bir konsept geliştirdik. İslami içerikleri doğru anlatan, tarihi arka planıyla irdeleyen ve yorumlayan bir çalışma için harekete geçmeden önce bu alanda ne kadar çok siyah-beyaz kategorilerle hareket edildiğini, tartışmalar yapıldığını gördük. Farkları vurgulayıp hakikatleri ortaya koyarak aydınlatmak bizim metodumuz. Diğeri ise bu iletişim metoduyla inandırıcılık sağlamaktır.”

“İSLAM DÜŞMANLIĞINA KARŞI BİLGİLENDİRME HİZMETLERİ ARTTIRILMALI”
İslam düşmanlığıyla mücadele kapsamında internette bilgilendirme hizmetlerinin de artmasını isteyen Krüger, “Radikalleşmelere karşı çalışan aktörlerin internetteki gelişmeleri daha güçlü biçimde nazara vermeleri ve kendi tedbirlerini ortaya koymaları gerekir. Hangi taraftan olursa olsun radikalleşme temayülü gösteren hedef gruplara İslam dini, İslam düşmanlığı gibi konularda bilgilendirme hizmetleri sunulmalıdır. Biz, ‘demokrasi güçlendirilmeli, sivil toplum teşvik edilmelidir’ isimli projemiz kapsamında YouTube’cularla beraber çalışıyoruz.” dedi.

“VİZYON SAHİBİ GENÇLERİN YANINDAYIZ”
Kendileri tarafından destek verilen ve aralarında tesettürlü Müslümanların da olduğu videoların çok yüksek oranlarda izlendiğini hatırlatan Thomas Krüger, “Radikallere karşı çekilen videolar kesinlikle inandırıcılar. Alınan olumlu yorumlardan bunu görüyoruz. Örneğin Müslüman bayanların çektikleri videolar arkadaşları, tanıdıkları, aileleri tarafından izleniyor, kardeşleri tarafından anlatılıyor. Yani proje bu sayede bir topluluğun içine giriyor. Bu kanallara bunun dışında hiçbir zaman ulaşamazdık.” övgüsünde bulundu.

Krüger şunları da sözlerine ekledi: “YouTube’cuların sahip oldukları inandırıcılığa bizler bir devlet kurumu, siyasi bilgilendiriciler olarak sahip değiliz. Bu nedenle proje kapsamında gençlerle bir araya gelme kararı aldık. YouTube’da radikalleşmelere ve Müslüman karşıtlığına karşı videolar yayınlayan ve çok sayıda aksiyonlar yapan kişiler angaje gençlerden oluşuyor. Biz olmadan da zaten birçok kampanyalar yapıyorlardı. Örneğin ‘Youtube’cular kine karşı’ isimli projede hiçbir devlet kurumu yer almıyor. Yani siyasi düşünen, vizyonları olan, hedeflerini sesli dile getiren gençlerle beraberiz.”

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*