Can Dündar: Böyle bir yargıya güvenmek, giyotine kafa uzatmaktır

Cumhuriyet gazetesinde 9 Şubat 2015’de genel yayın yönetmeni olan Can Dündar, görevinden istifa ettiğini, gazetede sadece köşe yazıları yazacağını açıkladı.

Dündar, kısa süre önce görevinden ‘bir süreliğine’ ayrıldığını, daha sonra döneceğini yazmış, bu süreçte gazeteden birkaç editör istifa etmişti.

Dündar, yayın yönetmeni olduktan sonra ‘başına gelenler’i anlattı: “Saldırılar, alkışlar, tehditler, hedef gösterilmeler… Yargılanma, tutuklanma, hapishane… Tecrit, mahkûmiyet, kurşunlanma… Hakaretler, ödüller, yeni soruşturmalar, sıradaki davalar… Dönemin ağır baskısı ile bizim gazetecilik coşkumuzun yarışmasının faturaları… Boyun eğmemenin gururuna eklenen bedeller…” 

‘Her şeye rağmen devam’dı ki…

Tüm bunlara rağmen görevinin başına döneceğini ifade eden Dündar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından iktidarın cemaatle mücadele etmek yerine kendisi gibi muhaliflerden ‘hesap sorma’ya giriştiğini kaydetti.

Dündar, 15 Temmuz sonrası yargıdaki ‘değişiklikler’den kendi payına düşeni yazdı: “16 Temmuz’da, yani darbe girişiminin hemen ertesi günü, bizim üç aylık tutukluluğumuza son veren iptal kararına imza atan yüksek yargıçlardan ikisi gözaltına alındı. Aynı gün, beş yıl 10 aylık mahkumiyet kararımızı görüşecek olan Yargıtay’da operasyon başladı; 140 Yargıtay üyesi hakkında soruşturma açıldı; 11’i gözaltına alındı. Bundan 10 gün sonra, hakkımızda (idam cezasına tekabül eden) iki kez müebbet hapis talebiyle tutuklanma isteyen savcı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na terfi ettirildi. Savcının atanmasından iki gün sonra da, 14. Ağır Ceza Mahkemesi, MİT TIR’ları için açtıkları yeni “yardım- yataklık” davasını gerekçe göstererek, Erdem’le benim pasaportlarımıza el konması için Emniyet’e yazı yazdı.”

‘Bu yargıya teslim olmam’

Gelişmelerin tutuklama hazırlığı olduğunu öne süren Dündar, OHAL bitene kadar ‘bu yargı’ya teslim olmama kararı aldığını belirtti.

Dündar “Böyle bir yargıya güvenmek, giyotine kafa uzatmak anlamı taşıyacaktı. Bundan böyle karşımızda mahkeme değil, hükümet olacaktı” diye yazdı.

Cumhuriyet’in ‘son kale’ olduğunu anlatan Dündar, ‘baskı rejimi’ne karşı mücadeleye devam edeceğini bildirdi.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*