Dokunulmazlık yasası Ankara’nın AB umudunu bitirdi

Guardian yazarı Simon Tisdall, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dokunulmazlık yasasını onaylamasıyla Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği ihtimalinin tamamen kaybolduğunu öne sürdü. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Tisdall İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) çıkmasının oylanacağı referandum öncesi, AB’den çıkma yönünde kampanya yapanların savunduğu gibi Türkiye’nin 2020 itibarıyla AB üyesi olma ihtimalinin kalmadığını belirtti.
Tüm aday ülkelerin demokratik yönetim ile hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve azınlıkların korunması gibi temel değerlere bağlı kalmasını şart koşan 1993 tarihli Kopenhag kriterlerine uymasının öngörüldüğünü hatırlatan Tisdall “Türkiye bu kriterlere uyum sağlamakta zorlanıyor.” dedi. Yazıda şu ifadelere yer verildi:
“Bu yeni önlemler AB üyeliğini daha da imkânsızlaştırıyor. Yasanın muhalif milletvekillerine karşı siyasi amaçlı kovuşturmalara izin vererek Erdoğan’ın iktidardaki neo İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi’ne karşı parlamentodaki muhalefetin içini daha da boşaltması bekleniyor.

Diğer muhalefet partileri de etkilense de, asıl hedef Erdoğan’ın terörle işbirliği yapmakla suçladığı Kürt yanlısı Halkların Demokratik Partisi.

AB’yi ‘Hristiyan Kulübü’ diye tanımlayan Erdoğan bu yeni yasayı onaylayarak Türkiye’nin görünür gelecekte AB üyesi olması şansına son verdi.

Karşıtlarına göre Erdoğan Türkiye’nin laik demokrasisi için de ölüm çanlarını çaldı ve Kürt örgütlerle yoğun bir silahlı çatışma için zemini hazırladı.”

Tisdall Erdoğan’ın hamlesinin güvenlik güçleriyle PKK ve PKK’nın daha radikal kolları arasındaki çatışmaların arttığı bir ortamda geldiğini de vurguluyor. Midyat ve İstanbul Vezneciler’deki bombalı saldırılarından da bahseden Tisdall, ‘terörle mücadelede yaşamsal önemde’ diye meşru gösterilen dokunulmazlık yasasının Erdoğan’ın anayasayı değiştirme ve kendisinin oturacağı güçlü bir icracı başkanlık makamı yaratmak için yolu açma çabası olarak görüldüğünü de söylüyor.

“CAN ÇEKİŞEN MÜZAKERELER DONABİLİR”

Tisdall “Ülkenin güneydoğusundaki Kürt bölgelerindeki tartışmalı operasyonların, gazete ve diğer medya kuruluşlarının kapatılmasının, önde gelen editör ve gazetecilerin yargılanmasının üzerine bir de Erdoğan’ın Müslüman kadınları daha çok çocuk yapmak için kariyerlerini feda etme çağrıları eklenince, dokunulmazlık yasasının Türkiye’nin zaten can çekişen AB katılım müzakerelerinin tamamen dondurulabileceğini” de söylüyor.
Tisdall yazıya şöyle son veriyor:

“HDP ve CHP Erdoğan’ın icracı cumhurbaşkanlığı planına karşı çıkıyor. Bunu Erdoğan’ın parlamento ve temsili demokrasi pahasına yarı diktatöryel güç edinmesi girişiminin bir parçası olarak görüyorlar. Erdoğan’ın son 15 yıldaki siyasi geçmişi de sıklıkla Vladimir Putin’e benzetiliyor.

Erdoğan’ın darbe suçlamalarıyla yapılan tasfiyelerle silahlı kuvvetler üzerinde oluşturduğu tartışmasız kontrole, devlet medyasını denetlemesine, yargıdaki manipülasyonların ve anayasa değişikliklerini eleştiren ılımlı Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görevden alınmasına dikkat çekiyorlar.

Muhalif gruplar ayrıca terörle mücadele operasyonlarında görev alan güvenlik görevlilerine yasal dokunulmazlık sağlayan yasa tasarılarını da eleştiriyor.

Türk güvenlik güçleri Ekim’den bu yana binlerce PKK militanı ve sivillerin öldüğü ya da evlerinden olduğu operasyonlarda Türk güvenlik güçlerinin yargısız infazlar ve kötü muameleyle suçlandığına dikkat çekiyorlar ve tasarının cezasız kalmalarına yol açacağını söylüyorlar.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*