Kamalak: Gençlik elden gittikten sonra Başkanlık gelse ne olur?

Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak, partisinin genel merkezinde yaptığı haftalık olağan basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Son 10 yılda fuhuş olaylarının yüzde 790, çocuklara yönelik istismarın yüzde 434 arttığını belirtti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Türkiye’de son 10 yılda fuhuş olaylarının yüzde 790, çocuklara yönelik istismarın yüzde 434 arttığını bildirdi.

Kamalak, partisinin genel merkezinde yaptığı haftalık olağan basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Son 10 yılda fuhuş olaylarının yüzde 790, çocuklara yönelik istismarın yüzde 434 arttığını belirten Kamalak, iktidar ve ana muhalefetin birbirleriyle polemik yarışı yaptığını söyleyerek, “Gençliğimiz elden gittikten sonra sisteminiz başkanlık sistemi olsa ne olur, parlamenter sistem olsa ne olur” dedi.

-“TÜRKİYE, EN HIZLI BÜYÜMEYİ KUMAR SEKTÖRÜNDE GERÇEKLEŞTİRMEKTEDİR”-

Konuşmasına terör olaylarından dolayı şehit düşenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ise sabırlar dileyerek başlayan Kamalak, ülkenin üstüne adeta karabasan çöktüğünü ifade etti. Genç nüfusun kaybedildiğine dikkat çeken Kamalak, gençlik dejenerasyonunu rakamlarla açıkladı. Resmi olduğunu belirttiği rakamlarla gençler arasında artan alkol, uyuşturucu ve fuhuş oranlarını paylaşan Kamalak, “Yapılan araştırmalara göre ilköğretim öğrencileri arasında, alkol kullanım oranı yüzde 72’ye, uyuşturucu kullanım oranı yüzde 28’e çıkmış bulunuyor. Gençler arasında uyuşturucu kullanım oranı son 10 yılda yüzde 500’den fazla artmış durumda. Daha iki gün önce devletin resmi kurumlarının verilerine dayanılarak yapılan bir araştırmaya göre; son 10 yılda fuhuş olayları yüzde 790, çocuklara yönelik cinsel istismar olayları yüzde 434, cinsel taciz olayları yüzde 449 artmıştır. Ne kadar acıdır ki, ekonomide, üretimde, istihdamda bir adım ilerleyemeyen Türkiye, en hızlı büyümeyi kumar ve şans oyunları sektöründe gerçekleştirmektedir. Toto, loto, piyango gibi kumar ve şans oyunları yüzde 50 büyüme ile her yıl rekor üstüne rekor kırmaktadır. Bu, korkunç bir tablodur” şeklinde konuştu.

-“EV YANARKEN ÇELİK ÇOMAK OYNUYORLAR”-

Terör, yanlış dış politika, gelir dağılımındaki adaletsizlik, içi boşaltılmış hukuk ve bilhassa bozuk eğitim sisteminin Türkiye’yi bölünme noktasına getirdiğini ifade eden Kamalak, “Adeta toprak ayağımızın altından kaymaktadır. Ama en az bunun kadar, hatta bundan daha tehlikelisi gençliğimiz, geleceğimiz, yavrularımızdır. Çocuklarımız elimizden kaymaktadır. Gençlerimiz huzuru içkide, sigarada, eroinde, esrarda, bonzaide, kumarda aramaktadır. Bu tablo gerçekten ürkütücüdür. Ama bu tabloya çözüm bulması gerekenler, çare üretmesi icap edenler maalesef suni gündemlerle havanda su dövmektedirler. Adeta ev yanarken çelik çomak oynamaktalar. İktidar ve ana muhalefet birbirleriyle polemik yarışı yapmakta, ağıza alınmayacak galiz ifadelerle birbirlerine saldırmakta, sonra da siyaset yaptıklarını zannetmektedirler. Gençliğimiz elden gittikten sonra sisteminiz başkanlık sistemi olsa ne olur, parlamenter sistem olsa ne olur. Yavrularımız, uyuşturucu ve kumar batağına saplandıktan sonra sisteminiz başkanlık sistemi olsa ne olur, parlamenter sistem olsa ne olur. Gençliğinize dokunamadıktan sonra, parlamentoda milletvekillerine dokunsanız ne olur dokunmasanız ne olur” dedi.

-“BU TERÖRİSTLER GÖKTEN Mİ YAĞDI, YERDEN Mİ BİTTİ?”-

Bugün yaşanan faciaların temelinde ne başkanlık sistemi, ne yeni Anayasa, ne de dokunulmazlıkların bulunduğuna dikkat çeken Kamalak, sorunların Milli Eğitim Sistemi’nin yanlışlığından kaynaklandığını kaydetti. Kamalak, 16-17 yaşındaki gençlerin neden dağa çıktığının araştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Biz, Güneydoğu’da kiminle savaşıyoruz? Bu teröristler gökten mi yağdı, yerden mi bitti. Yoksa bizim okullarımızdan mı çıktı? Apo’nun elindeki diplomaları kim verdi? Geçenlerde, AK Parti’nin Diyarbakır milletvekili bir televizyon konuşmasında ‘Karşımızdaki teröristlerin çoğu 15,16 ve 17 yaşlarındaki gençlerdir’ diyordu. Yani lise öğrencileri! Hep söyledik, yine söylüyoruz; bir şeyin başına milli kelimesi koymakla, o şey milli olmaz. Zira Milli Eğitimimiz, daha önce de, defalarca belirttiğim gibi, ancak ‘Milli Piyango’ kadar millidir. Milli Piyango ise bir kumar kuruluşudur. Bugün köksüz bir eğitim, milletin öz değerlerine yabancı ruhsuz bir eğitim vardır. Eğitim sistemine helal ve haramı koymadan uyuşturucuyla, içkiyle mücadele edemezsiniz. Eğitim sistemine günahı ve sevabı koymadan, fuhuşu, tacizi, cinsel istismarı önleyemezsiniz. Eğitim sistemine ahireti, öldükten sonra hesaba çekilmeyi koymazsanız, rüşveti, yolsuzluğu, iltiması önleyemezsiniz. ‘Önleriz’ diyorsanız niçin önlemiyorsunuz? Aziz milletimize düşmanlığınız mı var? Biz, bu yüzden Milli Görüş olarak, Saadet Partisi olarak, her fırsatta “Önce Ahlak Ve Maneviyat” diyoruz. Çünkü ahlak olmadan, maneviyat olmadan hiçbir şey olamaz” ifadelerini kullandı.

-“ÖZ DEĞERLERİMİZE DÖNÜN BİZ DE ALKIŞLAYALIM”-

Son günlerde şehit cenazelerinde Frederic Chopin’in marşı çalınması tartışmalarına değinen Kamalak, “Bu ülkede şehit cenazelerinin Chopin’in bestesiyle kaldırılması bile başlı başına bir yozlaşmanın tezahürüdür. Bir milleti kendi tarihine, kendi değerlerine, kendi inancına yabancılaştırma çabasının bir tezahürüdür. Devletin kendi milletinden kopukluğunun bir göstergesidir. Çünkü bu millet binlerce yıldır, bütün cenazelerini Tekbirlerle, Fatihalarla, Yasinlerle uğurlamış ve uğurlanmaktadır. Ne Chopin’le, ne de Mozart’la. Bu yüzden Hükümete çağrıda bulunuyoruz. Suni gündemlerle milleti oyalamaktan vazgeçin. Gelin, bu ülkenin evlatlarına, Chopin’i, Mozart’ı değil, Galileo’yu değil, Itri’yi, Dede Efendi’yi, Gazali’yi öğretecek bir Milli Eğitim Sistemini kurun. Gelin, bu ülkenin evlatlarına Avrupa’yı medeniyet projesi olarak anlatmak yerine kendi tarihimize kendi değerlerimize uygun gerçek bir Milli Eğitim Sistemini kurun. Gelin, bu ülkenin evlatlarına helal olan 3’ün, haram olan 5’ten daha büyük olduğunu öğretecek bir eğitim sistemini kurun. Biz de, size bütün gücümüzle destek verelim. Bütün gücümüzle sizi alkışlayalım. Çünkü ancak o zaman mutlu, huzurlu, barış ve kardeşlik içinde yaşayan bir Türkiye mümkün olacaktır” açıklamasında bulundu.

-“BAKANLAR DÂHİL EDİLMEZSE EKSİK KALIR”-

Gündemin bir diğer konusu olan dokunulmazlıkların kaldırılması durumunu da değerlendiren Kamalak, dokunulmazlıkların milletin hakkını aramak için özgürce ve korkusuzca hizmet edebilmek için verildiğini anlatarak, herkesin yaptığı fiilin cezasını ödemesi gerektiğini kaydetti. İranlı iş adamı Zencani’nin “Ben Türkiye’de bakanlara 8,5 milyar dolar rüşvet dağıttım’ sözlerini de hatırlatan Kamalak, bu ifadelerin araştırılması gerektiğini dile getirerek, bu doğrultuda dokunulmazlıkların kaldırılmasına bakanların da dahil edilmesi gerektiğini ekledi. (ANKA)

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*