Sultanahmet’teki kurbanların yakınları: Türkiye ve Müslümanlara karşı bakış açımız değişmedi

12 Ocak tarihinde Sultanahmet Meydanı’nda Alman turist grubun arasına dalan canlı bomba 11 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Berlin Kreuzberg Lebenslust Seyahat Acentesi’nde başlayan 10 günlük İstanbul-Abu Dabi-Dubai seyahati dördüncü gününde kanlı terörist saldırıyla yarıda kaldı.
Ülkesinde bir saldırı beklerken İstanbul’da vatandaşlarını kurban veren Almanya’da terör kurbanları toprağa verilmeye devam ediyor. Saldırıdan geriye birçok hüzünlü hikaye kaldı. Berlin’den Brandenburg eyaletine geçtiğinizde karşınıza çıkan ilk yerleşim bölgelerinden olan Falkensee’de yaşayan 71 yaşındaki Rudiger Karl Faber ve 73 Marianne Faber çifti saldırıda hayatlarını kaybedenlerden iki kişi.
Bugün dar katılımlı bir törenle bayrakların yarıya indirildiği Falkensee’de toprağa verilecek çiftin gelinleri Birgit, saldırı sonrası süreci ve kaybettikleri yakınlarını ilk kez Zaman Almanya’ya anlattı. Hayatını kaybeden çiftin aktif üyesi oldukları Falkensee Spor Derneği’nin başkanı gelin Birgit Faber, “Türkiye severek tatillerini geçirdikleri bir ülkeydi. Antalya, İzmir ve Ege kıyılarını çok seviyorlardı“ diyerek söze başladı.
Kayınpeder ve kayınvalidesinin kasap emeklisi olduklarını ve tatile gidecekleri gün tren istasyonuna bıraktığını söyleyen Birgit Faber valizlerini ağır olduğunu görünce “Gideceğiniz yer zaten sıcak neden bu kadar çok eşya götürüyorsunuz?“ diye sorusuna “İstanbul biraz serindir, üşümeyelim“ cevabını aldığını anlatıyor. İki gün İstanbul’da kalacaklarını öğrenen gelin Birgit Faber, “Doğrudan Dubai’ye gideceklerini sanıyordum, iki gün İstanbul’da kalacaklarını orada öğrendim. İstanbul’un tarihi ve kültürel güzelliğini görmek istiyorlardı“ diyor.
Korkunç bir altı saat yaşadık
Saldırının yaşandığı 12 Ocak’ta spor derneğinin programı için yoğun bir hazırlık yaptıklarını ve yapacağı sunum için saat 16:45’de bilgisayarını açtığında “İstanbul’da terör saldırısı“ haberini gördüğünü söyleyen Birgit Faber, hemen kayınpeder ve kayınvalidesini düşünmüş. ‘Bir haber var mı’ diye telefonuna bakmış. İstanbul’da olan kayınpederi ve kayınvalidesinin telefonunu aramış, mesaj atmış ama cevap gelmemiş. Saat 17 gibi Alman televizyonunda saldırı görüntülerini izleyince “Çok korktuk ve içimizde bir acı hissettik“ diyor.
Alman Dışişleri Bakanlığı’nın oluşturduğu kriz masasından ve çağrı telefonundan yeterli bilgi alamayınca Türk medyasında saldırıdan hemen birkaç saat sonra isimlerin yer aldığı bilgisine ulaşmışlar. Gece geç saatlerde Federal Kriminal Dairesi’nden (BKA) gelen memurlar “Marianne ve Rudiger çifti terör kurbanları arasında“ bilgisini ulaştırmış. Faber “Hayatımızın en korkunç 6-7 saatini yaşadık” diyor.
İstanbul’da insanların olay yerine çiçek bırakarak dayanışma göstermesi acımızı hafifletti
Falkensee’ye ulaşan terör acısını İstanbul’da vatandaşların dayanışması az da olsa hafifletmiş. Faber ailesinin Çanakkale’de yaşayan Anja isimli bir tanıdıkları, İstanbul’da saldırı sonrasında insanların olay yerine giderek çiçek bıraktıkları kurban yakınlarıyla dayanışma gösterdikleri resimleri aileye ulaştırmış. “Bu resimler Türklerin bizimle dayanışma içinde olduğunu ve acımızı paylaştıklarını gösteriyordu. Bu az da olsa acımızı hafifletti“ diyen Birgit Faber 250’den fazla taziye mektubu aldıklarını dile getirdi.
Kemer Belediye Başkanına teşekkür etti
Saldırıdan kısa süre sonra Alman Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile Antalya- Kemer Belediye Başkanı’nın kendilerinin acısını paylaştığı bilgisi ve aile üyelerini Kemer’de misafir etmek istediği daveti ulaşmış. “Bu çok nazik bir davranış. Bizi davet ederek acımızı paylaştıklarını gösterdiler. Teşekkür ediyoruz.” diyen Rudiger ve Marianne çiftinin gelini Birgit Faber, cenazelerin getirildiği gün Berlin- Tegel Havalimanın’nda Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu ve Askeri Ateşe’nin taziyelerini ilettiklerini söyledi ve “Bu bize iyi geldi“ dedi.

Türk toplumundan ilk defa sizinle görüşüyoruz
Terör saldırısı sonrasına Almanya’da Türk ve Müslüman toplumdan herhangi bir taziye ve mesaj almadıklarını söyleyen Birgit Faber, “Almanya Dışişleri Bakanlığı Türkiye’de bazı gazeteler saldırıda ölenlerin acılarını paylaştıklarını Almanca manşet çıkarak gösterdiklerini bize iletti. Bu bizi son derece memnun etti.“ diyor.

Türkiye ve Müslümanlara karşı bakış açımızda bir değişiklik yok
İstanbul’daki terör saldırılarının arkasında kimin olduğunun hala belirsiz olduğunu söyleyen Birgit Faber, “Saldırıyla Türkiye’yi ve bir dini ayrı tutuyoruz. Türkiye’ye ve Müslümanlara bakış açımızda bir değişiklik yok. Bu insanlık dışı bir eylem. Bunu bir din ile İslam’a genellemek doğru değil. Her yerde çok iyi mükemmel insanlar olduğu gibi kötü insanlar da var, bu Almanya’da da böyle.“ sözleriyle terörün dini ve milliyetinin olmadığını ifade etti.
“Beni rahatsız eden bir olay ise saldırıdan hemen sonra Türkiye Cumhurbaşkanın çıkıp saldırıyı IŞİD’in yaptığını açıklaması oldu. Hiç araştırmadan detaylı bilgiye ulaşmadan yapılan açıklama rahatsız ediciydi. Ki IŞİD olayı hala üstlenmedi ve failin nereye ait olduğu belli değil. Diğer bir yaklaşım ise doğrudan Almanlara yönelik bir saldırı olduğu açıklaması oldu.” şeklinde konuştu.
İstanbul’u muhakkak ziyaret edeceğim
Türkiye’nin çok büyük ve çok farklılıkları içinde barından bir ülke olduğunu söyleyen Birgit Faber, “Belki şu an için yapamam, acımız çok taze. Ama muhakkak bir gün İstanbul’u ziyaret edeceğim. Kayınpederim ve kayınvalidemin yarıda bıraktığı geziyi onlar için tamamlayacağım. İstanbul kültürü, tarihi ve farklı milliyetten insanların bir arada yaşadığı insanı cezbeden bir şehir” diyerek İstanbul’a gitmek istediğini söyledi.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*