Yurtdışı borçlanma kanunu iptal olacak mı?

Avukat Şerif Yılmaz, yurtdışındaki vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren 3201 sayılı kanununun kaldırılmasının mevcut siyasi ortama göre pek mümkün görünmediğini ifade ediyor. Avukat Yılmaz, son gelişmelere bakıldığında bu kanunun kaldırılması temayülünden ziyade şartların daha da kolaylaştırıldığına dikkat çekiyor.
Gerek yazılı gerekse sosyal medyada Almanya’daki vatandaşlarımıza Türkiye’den erken yaşta emeklilik imkanı sağlayan yurtdışı borçlanmaya ilişkin 3201 sayılı kanunun kaldırılacağı, emeklilik şartlarının ağırlaştırılacağı şeklinde haberler ve bu işlemlere aracılık yapanlar tarafından reklam şeklinde uyarılar yapılıyor.

İddiada bulunanlar gerekçe olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) yeni belirlediği stratejik planını gösteriyorlar. İddaya göre SGK’nın stratejik planında yurtdışı borçlanma kanunu kaldırılacak veya yurtdışı borçlanma şartları ile emekli olma şartları ağırlaştırılacak. Bu nedenle emekli olmayı düşenen gurbetçilerin veya hak sahiplerinin bir an önce başvuru yapmaları isteniyor.

Gazetemize bu konuda gelen yoğun sorular karşısında vatandaşı istismara açık bu konuda aydınlatabilmek için araştırma yapma zorunluluğu hissettik. İddialar ile ilgili konusunda uzman Osnabrücklü Türk hukuku avukatı Şerif Yılmaz’ın görüşlerine başvurduk.

İDDİALARIN KAYNAĞI GERÇEK

Uzman avukat Şerif Yılmaz “Bu konuda onlarca vatandaşımız bize başvuruyor ve işin gerçeğini öğrenmek istiyor. Konuyu anlayabilmek için iddiaların kaynağını oluşturan SGK’nın en güncel stratejik planına ve devletin her dört yılda hedeflerini belirlediği güncel kalkınma planlarına ve nihayetinde meclis ve Çalışma Bakanlığı’nın çalışmalarına bakmakta fayda bulunuyor’ dedi.

Avukat Şerif Yılmaz’ın gazetemize yaptığı açıklamalara göre, T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından yayınlanan “2014-2018 10. Kalkınma Planı” ve bu kalkınma planı doğrultusunda SGK’nın kendi alanı ile ilgili hazırladığı ve Çalışma Bakanı Faruk Çelik döneminde yayınlanan “Stratejik Plan 2015-2019” halen geçerliliğini koruyor.

Kalkınma Planı’nda konu ile ilgili olarak “Sosyal güvenlik sisteminde 1999 ve2008 yıllarında kapsamlı reformlar yapılmasına rağmen; emeklilik yaşına ilişkin belirlenen kademeli geçiş sürelerinin uzunluğu nedeniyle fiili emeklilik yaşının düşük olması, emekli aylıklarına öngörülen oranların üzerinde artış yapılması, prim borçlarının yapılandırılması, yurtdışı borçlanma uygulamasının sürdürülmesi… mali sürdürülebilirlik üzerinde baskı yaratmaktadır” tespitinden sonra “Yurtdışı borçlanma uygulaması gözden geçirilecektir” deniliyor.

SGK’nın 2015-2019 Stratejik Planında ise “Yurt dışı hizmetlere ilişkin borçlanma hakkı, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın haklarının korunması ve ülkeye döviz kazandırılması amacıyla verilmiş olsa da bu hizmetin sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi üzerinde olumsuz etki yarattığı tartışılmaktadır. Onuncu Kalkınma Planı’nda da bu durum sosyal güvenlik sisteminin uzun dönemli mali sürdürülebilirliğini zayıflatan faktörlerden biri olarak sayılmıştır. Bu kapsamda, Kurumumuz yeni plan döneminde yurt dışı borçlanma uygulamasını gözden geçirecektir” deniliyor.

Avukat Şerif Yılmaz’a göre bu planlardaki ifadelerden yola çıkarak ortada gezen iddiaların doğru olduğu sonucuna varılabilir. Yani yurtdışı borçlanma kanununun kaldırılması veya yurtdışı borçlanma şartları ile emekli olma şartlarının ağırlaştırılması 2014-2019 yılları arasında devletçe planlanmış ve uygulamaların yürürlüğe konması imkan dahilinde.

HER PLANA ALINAN UYGULANMIYOR

Normal ve yerleşmiş demokratik devletlerde hükümetler değişse de ortaya konulan hedeflerin devletin devamlılığı esası gereğince uygulanması gerektiğini söyleyen avukat Yılmaz “Nihayetinde hedef olarak belirlenen esaslar maalesef özellikle siyasi ve toplumsal nedenlerle her zaman uygulamaya konulamıyor” tespitinde bulundu.

Uzman avukata göre planların ne zaman belirlendiği ve ülkedeki siyasi gelişmelerin nasıl yön değiştirdiğine bakmak gerekiyor. Avukat Şerif Yılmaz sözlerine söyle devam etti: ‘10. Kalkınma Planı 2014 yılı başlarında yayınlandı. SGK’nın stratejik planı ise 2015 yılı başlarında. Yani tespit ve hedeflerin belirlendiği dönemde yurtdışındaki Türklerin oy kullanacağı bir seçim yoktu. Yurtdışındaki vatandaşlarımız ilk olarak 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullandı. Bu seçim öncesi bırakın yurtdışı borçlanmayı kaldırmak mavi kartlılara yurtdışı borçlanma hakkı verilmesi ile yurtdışındaki ilk sigorta girişlerinin Türkiye için de geçerli olduğuna dair torba kanun mecliste görüşüldü. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra da şimdiki Cumhurbaşkanımız kolaylaştırma ve yeni haklar getiren bu torba kanunu bir gecede onayladı. Arkasından da SGK 2014/27 sayılı genelge yayınlayarak yurtdışı borçlanma uygulamasında kolaylaştırıcı daha da geniş imkanlar açtı.

Buna rağmen SGK 2015 yılı başında stratejik planını yayınladı. Ancak 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi Ak Parti hükümeti yurtdışındaki vatandaşlarımıza 10 konuda vaatte bulundu. Bunların içerisinde yurtdışı borçlanma yolu ile emekli olanlara yurtdışında kısa süreli çalışma izni verilmesi de vardı. Yani yurtdışı borçlanma kanununu kaldıracak siyasi irade bırakın yurtdışı borçlanmayı kaldırmayı tam tersine onun önündeki engelleri kaldırmayı vaadediyor. Hakeza hükümet 7 Haziran’da birkaç milletvekili eksiğiyle iktidardan düşünce yurtdışındaki Türklerin oylarının kıymeti daha da arttı. Tablo ve siyasi gerçeklik bu iken, siyasi iktidarın veya iktidara gelecek bir muhalafet partisinin 3201 sayılı yurtdışı borçlanma kanununu kaldırması imkan dahilinde mi? Bence hayır.”

Diğer yandan Çalışma Bakanlığı yetkilileri ile konsolosluk yetkililerinin yurtdışı borçlanmanın kaldırılması yönünde bir çalışma olmadığına ilişkin açıklamalarına da dikkat çeken Yılmaz “TBMM’de de bu yönde bir çalışma, kanun tasarısı veya teklifi yok. Siyasi tabloya göre de olması beklenmiyor. O halde yurtdışı borçlanmasının kaldırılacağını söylemek pek gerçekçi olmaz” dedi.

Avukat Yılmaz, ‘Yine de vatandaşlarımıza her yıl gelen borçlanma bedeli zamları nedeniyle yurtdışı borçlanma başvurularını uzman kişiler aracılığıyla yapmalarını ve bedellerini yatırmalarını şiddetle tavsiye ederim’ dedikten sonra ‘Böylelikle kendileri ve geride bıracakları için iyi ve kârlı bir yatırım yapmış olurlar’ tespitinde bulundu.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*