Zirve Üniversitesi öğrencileri, resmi belgelerini yerden topladı

 

Gaziantep Zirve Üniversitesi öğrencileri, ıslak imzalı resmi belgelerini ve diploma fotokopilerini yerlerden topladı.
Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan 15 üniversiteden biri olan Gaziantep Zirve Üniversitesi öğrencileri, başka okullara başvuru yapmak için gerekli olan ıslak imzalı resmi belgelerini yerlerden topladı. Hafta başından bu yana belgelerini almak için okula giden öğrenciler, her gün farklı bir uygulamayla karşılaştı.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Fethullah Gülen ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan 15 vakıf üniversitesinin 65 bin öğrencisi, okullarında kalan resmi belgeleri alma konusunda sorunlarla karşılaşıyor.

Öğrenciler, kapatılan okullardan almaları gereken ders içerik belgesi, transkript, diploma fotokopisi, disiplin suçu olup olmadığı belgesi gibi resmi evrakları, Yükseköüretim Kurumu (YÖK) tarafından belirlenen garantör üniversitelerden temin ediyor.

Zirve Üniversitesi’nin Ön Lisans ve Lisans programlarındaki 6 bin 797 öğrenci ve Yüksek Lisans programlarındaki 1902 öğrencinin belge düzenleme işlemleri ise garantör üniversite Gaziantep Üniversitesi’ne devredildi.

BBC Türkçe’ye konuşan öğrenciler, hafta başından bu yana evraklarını almak için Zirve Üniversitesi’ne giden öğrencilerin sağlıklı bir sistemle karşılaşmadıklarını anlatırken, garantör üniversite olan Gaziantep Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hilmi Bayraktar ise söz konusu 8 bin 699 öğrencinin tamamının mağdur olmaması için özveriyle çalıştıklarını anlattı.

‚Geleceğimi yerden topladım‘

Adana’da yaşayan Zirve Üniversitesi öğrencisi Nigar Serap Püsküller, belgelerini almak için Çarşamba günü sabah erken saatlerde Gaziantep’e doğru yola çıktıklarını söylüyor ve sonrasında yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

„Sabah saat 10’da okulun önünde çok kalabalık vardı. İçeriye giriş yoktu. Öğrenciler okulun girişinde kulübede küçük bir pencereden isim yazdırmaya çalıştı. Okulda hazırlanan belgelerimizi, güvenlik görevlileri bize getiriyordu. İki saat sonra içeriden haber geldi ve ‚Sistem çöktü, bugün belge verilmeyebilir‘ dendi.“

Öğrenciler buna rağmen okulun önünde beklemeye devam etti ve üç saat sonra bir güvenlik görevlisi elinde öğrencilerin evraklarıyla tekrar geldi.

Püsküller, kendilerini ‚şok eden‘ olayın bundan sonra yaşandığını söylüyor:

„Görevlinin elinde bir balyadan fazla transkript ve ders içeriği vardı. Öğrenciler artık dayanamayacak duruma gelmişti, herkes çok sinirli ve stresliydi. Bütün öğrenciler görevliye doğru yöneldi. Güvenlik görevlisi ve bazı öğrenciler ağız dalaşına girdi. Memur da en sonunda dayanamadı ve elindeki kâğıtların hepsini havaya fırlattı. Kâğıtlar her yere saçıldı. Oradan bulunan en az 60 öğrenci, kep atar gibi hep birlikte havaya baktık.“

Sonra tüm öğrencilerin kendi evraklarını bulmak için yere saçılan kâğıtları kontrol ettiğini anlatıyor:

„Normalde bir tarafta isim okunur, diğer yanda öğrenciler sıraya girer. Ama memur bunu yapmadı ve tüm kâğıtları fırlattı. Bazıları evraklara basıp geçti, üzerlerinde ayakkabı izleri… Yerden toplamayacak mıydım? Bu benim geleceğim, tabii ki de yerden toplayacağım.“

Püsküller, çocuğunun belgelerini almaya gelen ailelerin de aynı durumu yaşadığını anlatıyor:

„Hukuk Fakültesi üçüncü sınıfta okuyan bir öğrenci o gün çalıştığı için, belgelerini almaya annesi gelmiş. 60 yaşlarındaki o kadıncağız da kızının ders içeriği belgesini yerlerde aradı.“

Image copyrightBUSRA KAN
Image captionÖğrenciler, birbirlerine yardım ederek yerlerdeki kağıtlarda birbirlerinin isimlerini bulmaya çalıştı.
İsmini vermek istemeyen başka bir Zirve Üniversitesi öğrencisi, hafta içinde belgelerini almak için iki kere okula gittiğini, iki seferde de farklı bir uygulamayla karşılaştığını anlatıyor. Öğrencilerin neden resmi belgelerini çimlerin üzerinde ve yerlerde bulduklarını açıklıyor:

„Pazartesi okula gittiğimde önünde beyaz bir araba vardı, arabanın kaputuna da birkaç tane A4 kağıdı koymuşlardı. Güvenlik elemanları, ‚Belgelerini almak isteyen adını yazsın, çekilsin‘ diye seslendi ve bütün öğrenciler oraya hücum etti. 5-6 kişilik arkadaş grupları kendi içlerinden bir sözcü seçerek isim yazma sırasına girdi. Güneşin altında iki saat bekledikten sonra güvenlik görevlisi geldi ve belgesi hazır olanların isimlerini okumaya başladı. ‚Alan alsın, almayanlarınkini buraya bırakıyorum, daha sonra gelip alırlar‘ dedi.“

Çarşamba günü belgelerini almak için yeniden okula gittiğinde, öğrencilerin belge taleplerini yazma işi için üç farklı öğrencinin görevlendirildiğini ve „Adınızı listeye yazın, belgeleri yarın alırsınız“ yanıtı aldıklarını söylüyor.

Perşembe günü karşılaştığı manzarayı ise şöyle anlatıyor:

„Perşembe sabahı okula geldiğimde tüm belgelerin, diplomaların ve transkriptlerin yerlerde olduğunu gördüm. Öğrenciler yardımlaşarak yerlerdeki evraklarda birbirlerinin isimlerini aradı. Etrafa saçılmış o kadar fazla sayıda transkript vardı ki. Yarım saat yerde oturdum ve kendi belgelerimi aradım.“

Image copyrightBUSRA KAN
Image captionÖğrenciler yerlerdeki kağıt tomarları içinde kendi belgelerini aradı.
‚İddialar araştırılacak‘

Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan 15 vakıf üniversitesi öğrencilerinin belge işlemleri, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından garantör üniversitelere devredildi.

Öğrenciler, yatay geçiş başvurusu dahil tüm başvurularda garantör üniversite tarafından temin edilen transkript, ders içeriği belgesi ve diplomalarını almak zorunda.

Zirve Üniversitesi öğrencilerinin belge işlemlerinden ise garantör üniversite olan Gaziantep Üniversite sorumlu.

Zirve Üniversitesi’nde yaşananlarla ilgili BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Gaziantep Üniversitesi Öğrenci İşlerinden Sorumlu Rektör Yardımcısı Hilmi Bayraktar, öğrencilerin bu iddialarının araştırılacağını söyledi:

„Böyle bir iddia varsa mutlaka araştırılması lazım. Buna müsade etmemiz mümkün değil. Bu olsa olsa görevlinin o anki psikolojik durumundan dolayı kaynaklanan bireysel bir davranıştır.“

Bayraktar, belge teslim etme işlemlerinin neden Gaziantep Üniversitesi’nde değil de binası öğrenci girişine kapalı olan Zirve Üniversitesi’nde yapıldığını şöyle yanıtlıyor:

„Emniyet Zirve’de internet çıkışını yasakladı. Zirve Üniversitesi’nin dijital veri tabanı güvenliksiz olduğu için verileri kaybetme riskini göze alamazdık. Elimizdeki tek veri kaynağı orada. Biz de 10 tane arkadaşımızı Zire’ye gönderdik ve işlemleri orada hallediyoruz.“

Bayraktar ayrıca, etrafa saçılan evraklar da öğrencilerin de sorumlu olduğunu söylüyor:

„Öğrenciler nizamiyeden evrakları tomarla alıp, kendi ismini kendi bulmaya çalışıyor. Kendisininkini bulduktan sonra da geri kalanları saçıp savurabiliyorlar.“

Zirve Üniversitesi öğrencilerinin zaten okullarının kapatılmasıyla ‚perişan ve mağdur‘ olduklarını söyleyen Bayraktar Zirve Üniversitesi öğrencilerine, „Talebi karşılanmayan tek bir öğrenci varsa gelsin, çözelim“ çağrısında bulundu.

Kaynak: BBC türkçe

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*