Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Almanya arasındaki kriz derinleşiyor, sert tepkiler artıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Büyükelçisi’ne verdirdiği iki notayla oluşan kriz gittikçe derinleşiyor. Konuyla ilgili Alman Hükümeti sözcüleri çok sert açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ilgili müzik klibi yapan Alman NDR Kanalı’nın yayını ve Alman Büyükelçisinin Can Dündar’ın duruşmasına katılması nedeniyle Türk Dışişleri Bakanlığı’nın, Almanya´nın Türkiye Büyükelçisi’ni iki kez çağırarak nota vermesine Alman Hükümeti sert tepki gösterdi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sawsan Chebli, “Tek Büyükelçi olarak (Martin) Erdmann’ın (Can Dündar hakkındaki) dava sürecini izlemesi Almanya için yargı bağımsızlığı konusunun hangi anlam ifade ettiğini açıkça göstermek için yeterlidir sanırım.” tepkisinde bulundu. Chebli, bu konuda geri adım atılmayacağı mesajı verdi.

Chebli, “Bu duruşun altının çizilmesi için dün Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Türk mevkidaşına telefon etti ve Almanya’nın yargı, basın ve ifade özgürlüğündeki duruşunu bir kez daha açıkladı. Türkiye ve Almanya arasındaki tüm ortak çıkarlara rağmen basın hürriyeti ve ifade özgürlüğündeki Alman duruşunun müzakere edilemeyeceğini açık biçimde ortaya koydu.” dedi.

Almanya Büyükelçisi’nin Türk Dışişleri Bakanlığı’na çağırtarak nota verdirmesi ile ilgili soruları cevaplandıran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sawsan Chebli çok sert ifadeler kullandı. Chebli, “Bizim için söz konusu olan bizim bakış açımız ve bizim duruşumuzdur.

Büyükelçimiz Erdmann görüşmesinde Türk tarafına açık biçimde bizim hukuk devleti ilkesi ve yargı bağımsızlığı ve de basın ve ifade özgürlüğü konularında pazarlık yapamayacağımızı iletti. Bunlarda kısıtlamalara gidemeyiz.” dedi.

Chebli, “Ortak izlediğimiz çıkarlarımızdan bağımsız olarak örneğin Suriye konusunda takip ettiğimiz ortak çıkarlarımıza ve birçok alandaki işbirliğimize rağmen, bizim için tartışılamaz olan konularda pazarlıklar yapamayız.

Ortak çıkarlarımızdan dolayı beraber çalışmamız gerekse de, işbirliği alanlarımızla ilgili açıkça konuşmalar yapsak da hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, basın ve ifade özgürlüğünden taviz veremeyiz.” ifadelerini kullandı. “Dışişleri Bakanımız (Frank-Walter) Steinmeier ve Bakanlık Sözcüsü Martin Schäfer uzun zamandır yaptıkları açıklamalarda bunu çok net ve açık biçimde ortaya koydular.” dedi.

“HİCİVDEN DOLAYI HAREKETE GEÇECEK BİR GEREKÇEMİZ YOK”

Almanya Büyükelçisi’ne iki kez nota verilmesiyle ilgili yaptığı uzun açıklamalarda sıkça yargı bağımsızlığı, düşünce özgürlüğü ve basın hürriyeti kavramlarını tekrarlayarak Türkiye’deki hükümete sert mesajlar gönderen Bakanlık Sözcüsü Sawsan Chebli, Almanya´nın Türkiye Büyükelçisi Erdmann, Alman Federal Hükümeti’nin hukuk devleti ilkelerine riayet, yargı bağımsızlığı ve temel hakların yüksek değerler olduğunu, bunların muhafaza edilmesi ve korunması gerektiği yönündeki pozisyonunu ortaya koymuştur, dedi.

Chebli, Büyükelçi Erdmann´ın görüşmesiyle ilgili “Almanya’da siyasi hicvin elbette ki basın ve ifade özgürlüğü tarafından korunduğunu hatırlatmıştır. Bu yüzden de Federal Hükümet’in bu konuda harekete geçme imkânı olmadığı gibi harekete geçecek bir gerekçesi de bulunmamaktadır.” dedi.

DİPLOMATLARIN DAVALARI İZLEMELERİ VİYANA ANLAŞMASINA UYGUN HATIRLATMASI YAPILDI
Chebli, Türkiye’deki yetkililerin diplomasiyle ilgili açıklamalarının aksine yabancı ülkelerde görev yapan diplomatların dava süreçlerini izlemelerinin Viyana mutabakatına uygun olduğunu belirtti. İlgili anlaşmadan bir madde okuyarak açıklamalarına devam eden Chebli, “Tek Büyükelçi olarak Erdmann’ın (Can Dündar hakkındaki) dava sürecini izlemesi Almanya için yargı bağımsızlığı konusunun hangi anlam ifade ettiğini açıkça göstermek için yeterlidir sanırım.” diyerek bu konuda geri adım atılmayacağı göndermesinde bulundu.


YAYINLARIN İÇERİĞİNİ ALMAN MEDYA KURULUŞLARI BELİRLER

Aynı basın toplantısında Başbakan Angela Merkel başkanlığındaki hükümeti temsilen yer alan Almanya Hükümet Sözcüsü Christiane Wirtz yaşanan diplomatik krizin Merkel’in 17 Nisan 2016’da yapacağı Kilis ziyaretine yansıyıp yansımayacağı yönündeki soruya, ilgili ziyaretin daha teyit edilmediği cevabında bulundu.

Merkel’in, AB’nin Suriyeli sığınmacılar için Türkiye’ye vereceği 3 milyar Euro’nun bir kısmından aktarılan paralarla Kilis’te yapılan eğitim ve sağlık merkezinin açılışında bulunmak üzere Türkiye’ye gitmesi bekleniyordu.

Açıklamalarının devamında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a isim vermeden göndermelerde bulunan Wirtz, “Türk Hükümeti ile görüşmelerimiz oldu. Federal Hükümet diplomatik yollarla basın ve düşünce özgürlüğündeki duruşunu net biçimde ortaya koydu. Şunu da ifade etmek isterim ki bu durum bir ilk değil.

Federal Hükümet ilk kez (Türkiye’deki) düşünce özgürlüğü ile ilgili fikrini açıklamıyor. Televizyon yayınları şüphesiz ki basın ve ifade özgürlüğünün koruması altındadır. Yayınların içeriği hakkındaki kararı sadece Alman medya kuruluşları verir, başkası değil. Bu görüşümüz Türk hükümetine iletildi.” dedi.

Hükümet Sözcüsü Wirtz ayrıca, “Alman Hükümeti ifade özgürlüğü noktasının çeşitli fırsatlarda altını çizmiştir. Örneğin 17-18 Mart 2016 tarihli AB Konseyi zirvesi sonuç kararlarını hatırlayınız. AB devlet ve hükümet başkanları bir kez daha bu konudaki görüşlerini açık biçimde ortaya koymuşlardır.” diye konuştu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI’NIN DIŞ POLİTİKA UZMANINDAN ELEŞTİRİ
Bu arada Sosyal Demokrat Partili (SPD) Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sigmar Gabriel’in dış politika uzmanı Federal Meclis milletvekili Niels Annen “Erdoğan ve Türk hükümeti kendilerine klasik bir gol atıllar.” diyerek imalı bir dille verilen notaların farklı neticelerinin olacağını kaydetti.

Alman devlet radyosuna konuşan Annen, notaların “fevkalade tuhaf” olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanının şerefini korumaya çalışırlarken bunun tam tersi oldu.” ifadesini kullandı.

OKTAY YAMAN / BERLİN

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*