Demokrasinin kayıp yılı

Siyasallaşan yargı eliyle 2015’te hak ihlalleri, keyfi tutuklamalar ve cadı avı yaşandı, hukuk sıfırlandı. Medya kuruluşlarına baskınlar yapılırken gazeteciler tutuklandı… Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü alması gibi güzel gelişmeler de oldu.
Gazetecilik hapsedildi, kalemler kırık
2015 yılı da 2014 gibi basın özgürlüğü açısından kayıp sene oldu. Gazetecilere açılan davalar, baskılar, devlet eliyle gasp edilen basın kuruluşları, uydudan düşürülen televizyon kanalları ve tutuklanan gazeteciler, 2015 yılında basının maruz kaldığı durumu özetleyen hadiselerdi.

İPEK MEDYA’DA KAYYIM KIYIMI
1 Kasım seçimlerine günler kala, İpek Medya Grubu’na ‘terör örgütüne finans‘ sağlama suçlamasıyla kayyım atandı. Kayyımlar, Bugün ve Millet gazeteleri ile Bugün ve Kanaltürk televizyonlarının bulunduğu binaya TOMA ve Çevik Kuvvet eşliğinde geldi. Bahçe kapısını kırıp zorla içeri giren polis, çok sayıda gazeteciyi darp etti. Gazete ve televizyonların yayın politikasını değiştiren kayyımlar, 100’ün üzerinde gazeteciyi usulsüzce işten çıkardı. Daha önce 100 binin üzerinde satan Bugün gazetesinin tirajı 4 bine indi.

MATBAA DİYE GELEN POLİS YAZI İŞLERİNE GİRDİ
Polis baskınına maruz kalan bir diğer kurum ise Zaman Gazetesi’nin basıldığı Feza Yayıncılık Matbaası oldu. 11 Kasım’da Çevik Kuvvet polisleri, TOMA ve helikopterler eşliğinde Yenibosna’daki binaya geldi. Baskının sebebi, kayyımın İpek Medya Grubu’nda işten attığı gazetecilerin çıkardığı Özgür Bugün Gazetesi’ydi. Polis, sadece Özgür Bugün’ün basımı sebebiyle matbaada arama izni olmasına rağmen hukuksuz şekilde Zaman’ın yazı işleri binasında da arama yaptı.

HÜRRİYET’E TAŞLI SOPALI SALDIRI
Hürriyet Gazetesi’nin Bağcılar’daki binası, o dönemde AKP’den milletvekili olan Abdurrahim Boynukalın öncülüğündeki bir grup tarafından basıldı. Gazete önünde gösteri yapan 100 kişilik grup, bahçe girişindeki bariyeri kırıp güvenliği aşarak binaya girmeye çalıştı. Bina girişindeki camları ve döner kapıyı taş ve soplarla kıran grup, gazetenin bayrağını indirerek ateşe verdi. Kısa bir süre sonra Hürriyet, bir kez daha saldırıya uğrarken gazetenin yazarlarından Ahmet Hakan da darp edildi.

NOKTA BASILDI, YÖNETİCİLERİ TUTUKLANDI
Nokta dergisi, 18. sayısının kapağında yer alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafı gerekçesiyle 14 Eylül gecesi terör polisleri tarafından basıldı. Dergi daha bayilere ulaştırılmadan toplatıldı. Aynı dergi, 1 Kasım seçimlerinden sonra çıkan sayısı sebebiyle iki kez basıldı. Derginin Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven ve sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Çapan tutuklanarak cezaevine konuldu. Güven ve Çapan, 29 Aralık’ta çıkarıldıkları ilk mahkemede tahliye edildi.

TELEVİZYONLARATÜRKSAT KARARTMASI
Samanyolu Yayın Grubu bünyesindeki 13 kanal, hiçbir mahkeme kararına dayandırılmadan ve gerekçe gösterilmeden, Türksat uydusundan çıkarıldı. Bünyesinde Samanyolu Haber ve Yumurcak TV gibi yüksek reyting oranlarına sahip kanalları grup adeta iflas ettirilmeye çalışıldı. Grubun TV’leri, daha önce de Kablo TV, Tivibu, Dgiturk ve Turkcell TV gibi iktidar etkisindeki yayın platformlarından da çıkartılmıştı.

TARAF’A SPK MÜFETTİŞLERİYLE BASKI
Taraf Gazetesi, maliye denetimleri ve yüksek miktarlı cezalarla baskı altına alındı. Sık sık mali açıdan denetlenen gazetenin 25 Şubat’taki gündem toplantısı, yazı işleri masasında çalışan Sermaye Piyasası Kurulu müfettişleri eşliğinde yapıldı.

GAZETECİLERE GÖZDAĞI
Bugün Gazetesi yazarı Gültekin Avcı köşe yazıları, Taraf muhabiri Mehmet Baransu ise darbe planı haberleri gerekçesiyle tutuklanarak Silivri’ye gönderildi. Birgün Yazı İşleri Müdürü Barış İnce, bir haberi gerekçe gösterilerek 10 bin 620 lira tazminata mahkûm edildi. Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ve arkadaşları hakkında da çok sayıda dava açıldı.

USTA KALEMLERE DAVA YAĞMURU
Hasan Cemal, Ahmet Altan ve Cengiz Çandar gibi usta gazeteciler hakkında yazılarından dolayı çok sayıda dava açıldı. Bülent Keneş ve Sedef Kabaş gibi gazeteciler de sosyal medya paylaşımlarından dolayı gözaltına alındı. 2015 yılında medya mensuplarına 161 fiziki ve sözlü saldırı yapıldı. Halen 30 gazeteci haberlerinden dolayı tutuklu. 2014’ün sonlarına doğru tutuklanan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca da cezaevinde bulunuyor.

Erdoğan, ‘bedelini ödeyecek‘ dedi, Can Dündar tutuklandı
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, Hatay ve Adana’da durdurulan MİT TIR’larıyla ilgili haberleri sebebiyle tutuklandı. Haberin yayınlandığı haftalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından canlı yayında tehdit edilen gazeteciler için Erdoğan’ın avukatları iki defa müebbet artı 42 yıl hapis cezası istedi.
Cumhuriyet’in adliye muhabiri Canan Coşkun hakkında da hakimlere lüks konut satışı haberinden ötürü 23 yıl 4 ay hapis talebiyle dava açıldı. Yine bu sene vefat eden Cüneyt Arcayürek ile gazetenin diğer yazarları Özgür Mumcu, Meriç Velidedeoğlu ve muhabiri Emre Döker hakkında da Erdoğan’ın şikâyetiyle soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet’in İstanbul’da bulunan ana binası da sene içerisinde iki defa, çeşitli ihbarlar gerekçe gösterilerek polis tarafından Çevik Kuvvet ve TOMA’larla ablukaya alındı.

Milli Eğitim şampiyon okullara baskınlarla uğraştı
2015 yılı, özel okullara, yurtlara, dershanelere, vakıf üniversitelerine ve akademisyenlere yönelik baskılar ve hakları gasp edilen okul müdürlerinin göreve iade edilmemesi gibi olaylarla eğitim için adeta kayıp yıl oldu.

KREŞ, DERSHANE VE ÖZEL OKULLARA SİLAHLI BASKIN
Türkiye’nin dört bir yanında özel eğitim kurumlarına rutin denetim adıyla silahlı polisler eşliğinde baskınlar yapıldı. Görevli memurların merdiven ve tabelaların boylarını ölçtüğü trajikomik görüntüler yaşandı. Bayburt’ta bir kız yurdunun, 13’ü erkek 2’si kadın 15 kişilik emniyet ekibiyle basılması da hafızalara kazındı. Ankara’daki bir çocuk yuvasında ve kaydıraklarda uyuşturucu aranması, Zonguldak Ereğli’de 3-5 yaş aralığındaki çocukların bulunduğu yuvaya polisin uzun namlulu silahlarla girmesi ve bazı eğitimcilerin Manisa’da Öğretmenler Günü’nde öğrencilerinin önünde gözaltına alınması tarihe kara bir leke olarak geçti.

AYM’NİN DERSHANE KARARINA GENELGE VE YÖNETMELİK OYUNU
Anayasa Mahkemesi (AYM), 2013 yılından beri süren tartışmalara son vererek özgürlükçü bir kararla dershaneleri kanun zoruyla kapatan torba yasayı iptal etti. Milli Eğitim Bakanlığı ise yüksek mahkemenin kararını yok sayarak, dershanelerin tamamen kapandığına dair algı oluşturmaya çalıştı. Genelge ve yönetmelik çıkararak dershanelerin işleyişine kısıtlama getirdi. Danıştay ise AYM’nin kararının yok sayılamayacağına hükmederek MEB’in genelge ve yönetmelik oyununa son verdi.

335 BİN ÖĞRETMEN ATAMA BEKLİYOR
Halen 873 bin kadrolu öğretmeni bünyesinde çalıştıran Milli Eğitim, 126 bin yeni öğretmen ihtiyacına karşın 2015 yılında sadece 40 bin öğretmen atadı. Eğitim sisteminin ‘taşeron işçileri‘ olarak nitelendirilen ücretli öğretmenler ise 100 bini buldu. Atama bekleyen öğretmen sayısı ise 335 bine ulaştı. Öte yandan kapatılmak istenen dershanelerde de 40 bin öğretmen işsiz kaldı.

SKANDALLARIN ADI: TEOG
1 milyon 273 bin öğrencinin girdiği TEOG sınavında skandallar bitmedi. Öğrenciler ve veliler soruların hatalı çıkması, sonuçların açıklanacağı günün ertelenmesi ve puanlama sisteminin değişmesiyle peş peşe şoklar yaşadı.

VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİ KAPATMA GİRİŞİMİ
Çıkarılan yeni vakıf üniversiteleri yönetmeliğiyle YÖK’e darbe dönemlerinde bile verilmeyen yetkiler tanındı. Özel üniversiteler basit gerekçelerle geçici veya tamamen kapatılabilecek. Geçici olarak kapatıldığında rektör ve mütevelli heyeti başkanının görevi sona erecek ve yönetim aynı ildeki bir devlet üniversitesinin rektörüne devredilecek.

ODTÜ’DE MESCİT TARTIŞMASI
2015’in son ayında Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mescit polemiği ile gündeme geldi. Üniversite kampüsündeki 14 mescitten birinin genişletilmesine bir grup öğrencinin karşı çıkması üzerine alevlenen tartışma siyasete malzeme yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ODTÜ’de namaz kılan gençlere saldırıyorlar. Gereği YÖK tarafından yapılmalı” talimatını verdi. AKP Ankara Milletvekili Aydın Ünal ise “Cizre’ye ve Silopi’ye nasıl girildiyse ODTÜ’ye de öyle girilir.” diye tehditte bulundu.

AKADEMİK CAMİA BASKI ALTINDA
Prof. Dr. Ali Atıf Bir, atandığı Şehir Üniversitesi rektörlüğüne kısa süre sonra veda etmek zorunda kaldı. Günlerce yandaş medyada, Ali Atıf Bir aleyhinde kara propaganda yürütüldü. 3 akademisyen ise tepki göstererek istifa etti. Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’ın TRT’deki görevine de attığı eleştirel tweetlerden dolayı son verildi. Doç. Dr. Koray Çalışkan, YÖK soruşturmasına maruz kaldı. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, sözde paralel yapı operasyonuyla gözaltına alındı.

KPSS DOSYASI KUMPASA DÖNÜŞTÜ
İptal edilen 2010 KPSS’si ile ilgili soruşturma, bir kesimi zan altında bırakmaya yönelik algı operasyonuna dönüştü. Siyasî mahiyet kazanan soruşturma, birçok savcısı değişen ve daha önce çürütülmüş iddialara ek olarak iktidar medyasının iftiraları ile yeniden gündeme getirildi. 8 aylık hamile kadına ‘itirafçı ol‘ baskısı yapıldı. Hiçbir delil olmamasına rağmen 56 kişinin tutuklandığı soruşturmada iddianame 7 ay sonra yazıldı.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*