FRANKFURT’TA DİKKAT ÇEKEN SEMPOZYUM: Hizmet gibi hareketler tarihte benzerini yaşadı

Almanya’da faaliyet gösteren Diyalog ve Eğitim Vakfı (SDUB) ve Alman Diyalog Enstitüleri Birliği, ‘Evrensel Değerler için Hizmet? Küresel problemlerin çözümünde adanmışlığın rolü’ başlıklı iki gün süren bir sempozyum düzenledi. Sempozyumda hareketin gelişen terör olayları karşısında eğitim ve diyalog çalışmalarıyla İslami camiada önemli bir alternatif olduğu, dindarlar ve seküler topluluklar arasında köprü görevi yapabileceği vurgusu yapıldı.

Dünyada IŞİD terörünün tartışıldığı son günlerde Frankfurt’ta önemli bir sempozyum düzenlendi. ‘Evrensel Değerler Hizmet’ başlıklı sempozyumda Türkiye’deki güncel konular da tartışılırken Frankurter Allgemeine Zeitung eski İstanbul muhabiri gazeteci yazar Dr. Rainer Hermann ‘Umarım Hizmet Hareketi yapılan baskılara dayanır. Bizim de değerlerimiz olarak gördüğümüz değerlerin yanında yer almaya devam eder. Erdoğan’ın yaşananlardan yeterince keyif aldığında artık duracağını düşünüyorum. Almanya’da Erdoğan’ın talebiyle Hizmet’e baskı yapılacağına inanmıyorum.’ ifadelerini kullandı.

Alman Şarkiyat Enstitüsü Müdürü (Orient Enstitüsü) eski Büyükelçi Dr. Günter Mulack ‘1 Kasım seçimlerinin dış politikaya nasıl yansıyacağından emin değilim. Türkiye’nin müttefikleri AB, NATO ve ABD ile birlikte çalışarak ortak ilgi alanları ile ilgili dış politikasını yeniden koordine etmek zorunda’ dedi.

SDUB Denetleme Kurulu Başkanı Gazeteci Yazar Abdullah Aymaz konuşmasında terör saldırıları sonrası insanların birbirleriyle diyaloğa geçmesinin ön yargıların ortadan kaldırılması açısından çok önemli olduğunu ifade ederek ‘Hepimiz aynı gemideyiz, geminin altı delinirse hep birlikte batarız’ dedi.

SDUB Başkanı Ercan Karakoyun sempozyumun amacını ‘Farklı alanlarda uzman ve Hizmet Hareketi’ni tanıyan isimlerin karşılıklı müzakereleri ile Hizmet Hareketi hakkında bütüncül bir bakış açısı kazanmayı hedefledik. Bunun yanı sıra programda yerel dernekler olarak kurduğumuz çalışma gruplarında Almanya’ya nasıl katkı sağlayabileceğimizi de tartıştık.’ şeklinde özetledi.

Frankfurt yakınlarındaki Mörfelden-Waldorf kasabasındaki Global Otel’de gerçekleştirilen programda Avrupalı ve Türk entelektüeller ‘Alman kamuoyunda Hizmet Hareketi’, ‘Hizmet Hareketi’nin Almanya’daki Müslüman toplum ve farklı dini ve kültürel gruplar arasındaki duruşu’, ‘Türkiye’de insan haklarının durumunun Almanya ve dünyadaki Müslüman üzerindeki etkisi’, ‘Din ve Temel haklar’, ‘Bilim ve Araştırma dünyasında Hizmet Hareketi’ başlıkları altında sunumlar yaparak katılımcıların sorularını yanıtladılar.

SDB Başkanı Ercan Karakoyunlu ‘Programda Almanca konuşulan coğrafyada Hizmet Hareketi ile ilgili çalışma yapmış, yazılar kaleme almış farklı alanlardan isimleri biraraya getirirerek bu insanlarla müzakere etmeyi ve hareket hakkında bütüncül bir bakış açısı kazanmayı hedefledik. Buradan çıkan sonuçları bir deklarasyon ile yayınlayıp harekete bağlı derneklerin eksik görülen alanlarda yayınlanan önerilere uyum sağlaması çağrısında bulunacağız. Örneğin kadın erkek eşitliği konusunda kadınlara pozitif bir ayrımcılık yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun yanı sıra programda yerel dernekler olarak kurduğumuz çalışma gruplarında Almanya’ya nasıl katkı sağlayabileceğimizi de tartıştık. ’ dedi.

‘ALMANYA’DA HİZMET HAREKETİ’NE BASKI KURULACAĞINA İNANMIYORUM’

Programda katılımcılar konuşmacılara çok sayıda soru yöneltti. Alman hükümetinin Erdoğan’ın talepleri karşısında Hizmet Hareketi’ne yönelik tavrının soran bir katılımcıya cevap veren Gazeteci Rainer Hermann ‘Almanya’da kısa süre önce bir Türk casuslar davası sonlandırıldı. Hizmet Hareketi’nin de yargılananlar tarafından takip edildiği bu davada ümit ediyorum siyasi bir baskı sonucu bu karar alınmamıştır. Erdoğan’ın mülteci meselesinden dolayı avantajlı olduğunu söyleyebilirim. Buradan bazı kazanımlar sağlayacaktır. Ancak Hizmet Hareketi’nin üzerinde baskı kurulması konusunda yoğunlaşılacağına inanmıyorum. Erdoğan’ın müzakereler ve vize konusunda ki talepleri tartışılacaktır ve umarım akıllı davranarak Alman hükümeti baskı altında kalmaz.’ dedi.

Gazeteci Süleyman Bağ’ın ‘Hizmet Hareketi neden Erdoğan’ın yaptıklarını neden 17 Aralık’tan önce göremedi ’ sorusuna cevap veren Hermann ‘Ben de uzun süre olanları görmedim. Erdoğan’ın politikaları olumluydu ve ben de politikaları olumlu olarak yorumladım. Erdoğan değişti. Gençken fundamentalist, belediye başkanı iken altyapı çalışmalarına önem veren bir pragmatist, Başbakan olarak gerçek bir reformistti. Ancak Erdoğan’ı doğru yola yönlendiren Gül gibi isimler artık yok.’ şeklinde konuştu.

‘HÜKÜMETLER SİVİL TOPLUMLARIN YANINDA YER ALMALI’

Konuşmacılardan Hausili Gerber, ‘Bugün dünyada hiçbir hükümet tek başına halkının refah ve uyumunu sağlayacak durumda değil. Dostluk ve diyalog bugün şiddete karşı en önemli önlem olarak ortaya çıkmaktadır. Hükümetler bu bağlamda sivil toplumların yanında yer almalı ve desteklemeli.’ dedi.

Beş başlık altında on yedi sunum yapılan programa 100 kişi katılırken programda Erfurt Üniversitesi’nden Prof. Dr. Christoph Bultmann ve Haus am Dom Katolik Akademisi Müdürü Prof. Dr. Joachim Valentin giriş sunuşlarını yaptılar. İki günlük sempozyumda Tübingen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Urs Baumann, Köln Üniversitesi’nden Prof. Dr. Wolf-Dietrich Bukow, Berlin Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Christian Kulke, akademisyenler Hans Ucko, Günther Mulack, Barbara Lemberger, Abdelmalik Hibaoui, Kadir Sancı, Bavyera Halk Vakfı’ndan Carl Hans Engleitner, avukat ve insan hakları savunucusu Seyran Ateş , gazeteciler Jochen Thies, Rainer Hermann, Süleyman Bağ ve Kerim Balcı, Haus of One Projesi Başkanı Roland Stolte, Hausili Gerber diyalog dernekleri yöneticilerinden Hasan Dağdelen, Eyüp Beşir, Elif Yasemin Aydın, Nuh Yılmaz, İsa Güzel sunumlar yaparken katılımcıların çok sayıda soru ile katılım sağlaması dikkat çekti.

Gazeteci Dr. Rainer Hermann:

Gülen demokrasiyi bir toplumun gelişimi için şart olarak görüyor.

Gülen demokrasiyi bir toplumun gelişimi için şart olarak görüyor. Yasalara saygı duyuyor ve sorunların barış içerisinde çözülmesini talep ediyor. İnanç özgürlüğü ve azınlık haklarına dikkat edilmesi gibi konuları savunuyor. Hareket bu bağlamda oldukça önemli bir alternatif olarak ortaya çıkıyor. Hareket eğitime önem veriyor. Okulları bizzat ziyaret ederek yüksek kalitedeki eğitime tanık oldum.

Deutsches Orient Ensitüsü Müdürü, eski Büyükelçi Dr. Günter Mulack:

Seçim sonuçlarının Türk dış politikasına pozitif yansıyacağından emin değilim

Türkiye daha önce olduğu gibi Batı ile Doğu’nun ortak yaşamında önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Erdoğan’ın dış politikanın temel prensiplerinden ne kadar daha uzaklaşacağını bilmiyorum. 1 Kasım seçimlerinden sonra ortaya çıkan sonuçların Türk dış politikasına pozitif yansıyacağından emin değilim. Ya da Erdoğan tek adam yönetimini daha da güçlendirip güçlendirmeyeceği görmek için beklemek lazım.

Prof. Dr. Urs Baumann, Tübingen Üniversitesi:

Hizmet mülteci göçüne karşı nasıl reaksiyon göstereceğini düşünmeli

Yıllar önce bir grup gencin bir proje için bana gelmesiyle tanıştığım bu hareketin çalışmaları temel hak ve özgürlükler çizgisinde devam ediyor.Hizmet’in Almanya’da karşılacağı en önemli meselelerden birisi büyük göç kitlesiyle gelen Arapça konuşan Müslüman kitledir. Hareket bu göçe karşı nasıl bir reaksiyon gösterecek? Bence Hizmet çok kültürlülüğü ve İslami çeşitliliği barındıran cemaatini kurumsal olarak oluşturmayı düşünmeli. Hareketin bu sorunları ve zorlukları aşacağına inancım tam.

Avukat Seyran Ateş:

Hizmet Hareketi toplumun her kesimi ile diyaloğunu devam ettirmeli

Hizmet Hareketi’nin yaptığı her çalışmaya ilişkin önyargıların olduğunu görmeniz lazım. Ben de bu önyargılara sahiptim ancak iki tarafın da diyaloğa açık olmasıyla önyargılarımı giderme fırsatı buldum. Hareketi kendi çevremde anlatıyorum. Bazıları ‘Cemaat bu kadar güçlü ise neden Erdoğan kazandı’ sorusuna bile ‘Bu da bir strateji’ cevabını veriyorlar. İnsanların cemaatle ilgili eleştirilerinin ciddiye alınması, bu eleştirilere kulak verilerek özeleştiri yoluna gitmeli, toplumun her kesimi ile iletişimin devam ettirilmesi gerekiyor.

İsviçre Tarihi Barış Kilisesi Pastörü Hausili Gerber:

Tarihte bu tür sivil hareketler benzer sorunları yaşadılar ve Hizmet de aynı süreçten geçiyor

Siyasi olarak tarafsız olan bu harekette artan eğitim ve diyalogla birlikte totaliter güç eğilimlerine karşı endişelerinin artması ile siyasi tartışmaların ortaya çıkması beklenen bir durumdu. Totaliter güç eğilimlerine karşı ortaya çıkan bu mücadele aynı zamanda içerisinde şahsi ve toplu acıları beraberinde getirebilecek önemli riskleri de barındırıyor. Tarihte bu tür sivil hareketler benzer sorunları yaşadılar ve Hizmet Hareketi de bence aynı süreçten geçiyor. Hizmet Hareketi, Almanya ve İsviçre’de yerelde seküler ve dindar kesimler arasında köprü vazifesi görebilecek bir potansiyele sahip.

Gazeteci Kerim Balcı:

Medya grupları uzun bir süredir devlet eliyle dönüştürülüyor

Türkiye’de medya grupları uzun bir süredir devlet eliyle dönüştürülüyor. Medyaları kapatmıyorlar, el koyup dönüştürüyorlar. Hizmet Hareketi doğduğu ülkede tehdit ediliyor. Birçok sivil toplum kuurluşu ve gazeteci tehdit ediliyor. Türkiye’de uzun vadede tek hedef Hizmet Hareketi ve medyası değil. Paris saldırıları sonrası Hizmet Hareketi’nin sorumluluğun arttı.

Barbara Lemberger, Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi:

Hareket uzun vadede Alman ortasınıfını kendi düşüncüleri çerçevesinde etkileyecektir

Hizmet Hareketi gündeme getirdiği konularla kamusal alanda tartışılmakta ve zaman zaman fikirsel çatışmalar doğurmaktadır. Bu tartışmalarda Hizmet Hareketi diyalog eksenli bir tutum sergilemektedir. Hareket uzun vadede Alman ortasınıfını kendi düşüncüleri çerçevesinde etkileyecektir, çünkü çevre merkezi daima etkiler.

SEYİT ARSLAN / MÖRFELDEN-WALDORF

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*