Vize serbestliği sayesinde toplanan bavullar

9-10 Nisan 2016 tarihleri arasında Avrupa Birliği Dönem Başkanı Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Bert Koenders, Slovakya Dışişleri ve AB Bakanı Miroslav Lajcak ve AB Komisyonu Göç ve İçişleri Komiseri Dimitres Avramopoulos ile birlikte Türkiye’yi ziyaret etti. Fransa ve Portekiz hükümetlerinin üst düzey müsteşarları da heyette yer aldılar.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Bakanı Volkan Bozkır ile görüşen Avrupa heyetinin ana gündem maddesi ise 4 Nisan 2016 tarihinde uygulamaya konulan ve Türkiye’den AB’ye düzensiz göçün önlenmesine ilişkin sığınmacıların geriye iadelerini öngören anlaşma oldu. Vize serbestliği meselesinin de gündeme taşındığı görüşmelerde AB tarafı uygulamaya konulması zorunlu olan 72 şartın altını bir kez daha çizdi.

AB Komisyonu tarafından kaleme alınan ikinci değerlendirme raporuyla Ankara’daki hükümetin masasına konulan ev ödevleri sürekli olarak hatırlatıldığı için vize serbestliği yol haritasında yer alan 72 kriterin bu ayın sonuna kadar tamamlanıp tamamlanamayacağının tekrar tekrar irdelenmesinde fayda var. 18 Mart 2016’daki AB-Türkiye zirvesinde Türk vatandaşlarına AB’ye giriş için vizelerin kaldırılması için Haziran 2016 hedef tarih olarak belirlendiğinden şu can alıcı soruyu soralım: Hükümet yanlısı havuz medyası es geçse de AB’nin 72 kriter içine aldığı yolsuzlukla etkin mücadele nasıl yapılabilecek? Daha da somutlaştıralım: AB’nin “yasama faaliyetlerine açıklık ve şeffaflık getirilmesi”, “yargı bağımsızlığının tam sağlanması” ve “milletvekillerinin konumlarını kullanarak kendilerine, ailelerine ve yakınlarına menfaat sağlamalarına yönelik davranışlarının engellenmesi” yönündeki talepleri ne olacak ve nasıl yerine getirilecek? Bunlar mümkün mü?

Bir gazeteye verdiği mülakatta “Haziran’da vize kalkacağı için bavulunu toplayanlar var…” hatırlatması üzerine “Peki, biyometrik pasaportlarını da ellerine aldılar mı? Biyometrik pasaport olmadan vizesiz seyahat edilmesi mümkün değil.” karşılığını veren Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann taşı gediğine koydu. Bu ifadenin diplomatik açılımı şu: Daha ortada biyometrik pasaport bile yok. Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele ise 72 kriterden sadece birini ihtiva ediyor. Gerisini siz düşünün.

Bakan Bozkır ise bu ayın sonuna kadar tüm kriterlerin yerine getirileceğini savunmaya devam ediyor. Biyometrik pasaport basmak kolay da rüşvet ve yolsuzlukla mücadele için ne basacaksınız? Bozkır’ın taahhüdüne Büyükelçi Erdmann’ın cevabı: “Biz de Avrupalılar olarak bu kriterlerin Türkiye tarafından layıkıyla yerine getirilip getirilmediğini kontrol edeceğiz.” AB Komisyonu tarafından açıklanacak yeni değerlendirme raporu ile her şey netlik kazanacak.“Vaat edilen vize serbestisi Brüksel’deki hayal fabrikasının bir ürünü değil kesinlikle.” sözünde bir problem yok. Asıl sorun “Uzaya uzaya devasa boyuta varan burnuyla Pinokyo’nun kıpırdayacak yeri kalmadığından Gepetto ustasına ulaşamamasıdır kesinlikle.”

Kişisel verilerin güvence altına alınması zorunluluğunu da es geçmemeli. Bilindiği üzere milyonlarca Türk vatandaşının kimlik bilgileri ve adresleri internete sızdırılmıştı. Sadece Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu çıkartarak da vatandaşların özel bilgileri korunamaz.

Olası kanunun etkin biçimde uygulanmasının yanı sıra bu alandaki açıkların sağlam bir irade ve denetimle kapatılması da şart. Kişisel verilerin korunmasını sadece hükümetin denetimindeki yürütme üyeleriyle sağlayamazsınız. AB standartları incelediğinde böyle bir uygulamanın olmadığı rahatlıkla görülebilir. Hükümetin uygulamaları ise soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Son olarak ise, TBMM’de 7 Nisan 2016’da onaylanan “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu” Kanunu AB’ye vizesiz girişler için öngörülen kriterlerin birinin yerine getirilmesi için çıkarıldı. Bu kanunla hükümetin de bir vatandaşına “felsefi ve siyasi görüşe, inanca, servete” dayalı ayırımcılığı yasaklandı. Peki, madem bu yasal düzenlemeyle ayırımcılıklar kaldırıldı, muhaliflere yapılan baskılar veya Hizmet Hareketi mensuplarına yapılan baskınlar neyin nesi? Milletin servetine çökmek felsefi görüşüne hakaret etmeler nedir? Geçin bunları!

(Oktay Yaman)

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*