Levent Gültekin’den Erdoğan’a: İkinizle de olmayacağız

Yazar Levent Gültekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecileri, yazarları, akademisyenleri kastederek söylediği “Ya bizimle olacaklar ya da teröristlerle.” şeklindeki sözlere karşılık verdi.

Diken.com.tr yazarı Levent Gültekin, Erdoğan “Ya bizimle olacaklar ya da teröristlerle.” sözleriyle sanki tek bir seçenek varmış gibi bir tercih sunulduğunu oysa bu ikisi dışında da bir seçenek olduğunu belirtti. „Hayır, buna teslim olmayacağız. Ne sizinle olacağız ne de teröristlerle. Hukuktan, barıştan, demokrasiden, özgürlükten, insanlıktan yana olacağız. Ölümden değil, yaşamdan taraf olacağız.“ diyen Gültekin’in yazısının bir bölümü şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecileri, yazarları, akademisyenleri kastederek şöyle dedi: “Ya bizimle olacaklar ya da teröristlerle.”
Bu ikisinin dışında başka bir seçenek yokmuş gibi bir dayatmada bulunuyor.

Hayır, buna teslim olmayacağız. Ne sizinle olacağız ne de teröristlerle. Hukuktan, barıştan, demokrasiden, özgürlükten, insanlıktan yana olacağız. Ölümden değil, yaşamdan taraf olacağız.

İkinizle de olmayacağız. Çünkü ikiniz de aynı amaca hizmet ediyorsunuz.

Birbirinizin can simidisiniz

İkiniz de kandan, çatışmadan, savaştan, yakmaktan ve yıkmaktan medet umuyorsunuz.

İkiniz de iktidar için, siyasi kazanç peşinde, halkı gözden çıkarmış, gözünüzü kırpmadan ülkemizi ateşe atacak durumdasınız.

İkiniz için de önemli olan tek şey ‘dava.’ Bu nedenle insan hayatına zerre kadar değer vermiyorsunuz.

İkiniz birbirinizin can simidisiniz. Birinizin yaptığı sadece diğerinizi büyütüyor, güçlendiriyor.

Biriniz Cizre’de, Sur’da insanları öldürüyor, diğeriniz Ankara’da. Esasında ikiniz el ele, bütün ölümlere beraberce zemin hazırlıyorsunuz.

Görünürde biriniz Ankara’daki ölümleri umursuyor, diğerinizin Cizre’deki. Gerçekte ise ikiniz de hiçbirini umursamıyorsunuz.

Bizim için Cizre neyse Ankara da o. Cizre’de bodrumda yakılan çocukların acısını da yüreğimizde hissediyoruz, Ankara’da canlı bombayla öldürülen o insanların acısını da.

Hendeğe sürdüğünüz 15-16 yaşındaki çocukların ölümü de canımızı yakıyor, bunların karşısına diktiğiniz gencecik asker, polisin ölümü de.

Tüm bu ölümler ikinizin de umurunda değil. Biz yaşama değer veriyoruz, ikiniz ölüme. Çünkü tek derdiniz siyasi kazanımlarınız.

Sizin bu vicdandan yoksun, insanlık dışı politikalarınızdan sadece masum halk ve ülkemiz zarar görüyor.

Ne köleniz olacağız ne uşağınız ne yandaşınız ne de tebanız

Sizden yana değiliz. Çünkü ülkemizin bütünlüğünü savunuyoruz. Çocuklarımızın ölmesini değil, yaşamasını istiyoruz. Ülkemizin Suriyelileşmesini istemiyoruz.

Bizim için esas olanın ‘dava’ veyahut siyasi zaferler değil, insanın canı, ülkenin huzuru.

Sorunlarımızın şiddetle, kavgayla, cinayetle değil, medeni insanlara yakışan bir tutumla, yani konuşarak, tartışarak çözülmesini istiyoruz.

Biz herkesin rahatça konuşup, hoşumuza gitmese de fikrini açıklayabilmesini savunuyoruz. Siz ise tam da diktatörlere yakışır bir tutumla sizin sözünüzün üstüne kimsenin söz söylemesini istemiyorsunuz.

Tek doğrunun sizin sözünüz, politikanız olduğuna inanıyor ve bunu bir köle ruhuyla kabul etmemizi bekliyorsunuz.

Sizin ne köleniz olacağız ne uşağınız ne yandaşınız ne de tebanız.

Şiddetin, çatışmanın, ölmenin, öldürmenin sorunları çözmediğini tam tersine daha da büyüttüğünü biliyoruz. 40 yıldır bunu gördük, yaşadık. Bu tecrübeye rağmen siz aynı yolu denemekten bir türlü vazgeçmiyorsunuz.

Bu da bize gösteriyor ki, derdiniz sorunu çözmek değil, kendi siyasi iktidarınızı sağlamak almak.

Güçlü olmanız, sesinizin yüksek çıkıyor olması çatışmadan, ölümlerden siyasi kazanç sağladığınız, bunun için ülkeyi yaktığınız gerçeğini örtmez.

Bu ülkeye yaptığınız kötülüğü her yerde, her zaman söylemekten geri durmayacağız. Tehditle, şantajla, hapse atmayla korkutacağınızı sanıyorsanız gerçekten hayal görüyorsunuz.

Kabul etmelisiniz ki hapse atma tehdidiyle vicdanları susturamaz, kimseyi kötülüklerinize ortak edemezsiniz.

Dünya tarihinde bunu kimse başaramadı. Siz de başaramayacaksınız.

Hal böyleyken siz ülkemize bunca kötülüğü yaparken, yanınızda durmak, size destek olmak bu ülkeye düşmanlık etmektir.

Teröristlerin yanında da durmayacağız

Teröristlerin yanında da durmayacağız. Çünkü biz demokratik haklar için, huzurlu bir yaşam için şiddete başvurmanın, o yolu tercih etmenin insanlık dışı bir yöntem olduğunu düşünüyoruz.

Hiçbir şey, tek bir çocuğun canından daha kıymetli değil.

Kendi halkını, kendi çocuklarını ölüme gönderen, onların felaketine neden olan mücadele yöntemini tek yol ve yöntem görenlerin yanında durmak hem bu ülkeye hem o halka büyük bir kötülüktür.

‘Bir dava’ için çocukları bile gözden çıkaran teröristlerin yanında duramayız.

Canlı bomba gönderip masum insanları katleden vicdan yoksunlarıyla yan yana olamayız.

15 yaşındaki çocukların eline bir silah verip tankı, topu, uçağı olan koca bir devletin karşısına ölüme gönderen vicdan yoksunlarının yanında duramayız.

300 bin insanı evinden, yurdundan göçe zorlayan bu akıl dışı politikanın taraftarı olamayız.

Bütün bir ülke otoriter, baskıcı rejimin altında can çekişirken bu ateşe benzin taşıyanların ortağı, sempatizanı olamayız.

Çünkü onlar da size çalışıyor.

Bunu göremeyecek kadar akıl fukarası değiliz.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz: http://www.diken.com.tr/kimden-yanayiz-kiminle-beraberiz/

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*