Oğlunu İŞİD’e kaptıran anne: Her bomba patladığında ödüm kopuyor

21 yaşındaki Abdullah Safi, 10 ay önce Adana’daki evinden kaçıp terör örgütü IŞİD’e katıldı.

İmam olmak için Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İlahiyat bölümüne kaydolmuştu. Okulu bırakan gençten ailesi bir daha haber alamadı. Polise başvurmalarına rağmen sonuç çıkmadı. Oğlunun 5 Ocak’ta kaçtığını söyleyen anne Yıldız Safi “Ankara’da bombalar patladı. İster inanın, ister inanmayın, bir yerde bir bomba patladığı zaman ödüm kopuyor. Artık bir gün oğlumu da kandırırlar bir yerde patlatırlarsa, artık iş işten geçer. Ne yapabilirim. Çünkü hepimizin evi yanacak. Biz kardeşiz, kimliğimiz belli. Ne olur Allah’ım yardım et bana.” diyor.
Ankara’da 102 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı, IŞİD’e katılan canlı bombalar Yunus Emre Alagöz ile Ömer Deniz Dündar’ın yaptığı ortaya çıkmıştı. Saldırı sonrası gözler bu örgüte ve Türk militanlarına çevrildi. Resmi rakamlara göre IŞİD ve Nusra gibi radikal grupların saflarına 6 binden fazla Türk katıldı. Baba Ahmet Safi, oğlu Abdullah’ı kurtarmak için aylardır uğraşıyor. İki defa Akçakale sınırındaki mayınlı alandan Suriye’ye geçmeye çalışmış ancak yapamamış. “Arkamızdan askerler silah sıktı. Gidemedim, geçemedim. Bir baba olarak ben ne yapabilirim?” diye soruyor.

‘ALLAH RIZASI İÇİN YAKALAYIN‘
Endişesinin sebebi ise eşinden farklı değil. “Her bir patlama sesini duyduğum zaman oğlum aklıma geliyor. Acaba oğlum da mı böyle bir olaya kalkışacak? Bu örgüte katılanları her türlü kandırabilirler. Aklını çeldiler, fikrini değiştirdiler. Nasıl oldu hiç anlayamadım. Çok tedirginim.” diyen baba Ahmet Safi, şu çağrıda bulunuyor: “Evladım büyük bir yanlışın içerisindesin. Allah rızası için, Türk polisinden, –hangi örgütse bilmiyorum– başındaki komutan veya yöneticilerinden ricam, çocuğumu aramıza göndersinler. Arkadaşlarına ricada bulunuyorum: Eğer Allah’tan korkunuz varsa oğluma bir fikir verin. Kendisi gelmek istemiyorsa, yanlış yolda olduğunu lütfen anlatın. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, polis ve IŞİD; herkesten ricada bulunuyorum. Çocuğumu Allah rızası için yakalayın, getirin. Bu herkesin çocuğu olabilir, merhamet edin.”

IŞİD YETKİLİSİNİ KAÇIRDI, TAKASLA OĞLUNU KURTARDI
Aileler, güvenlik güçlerinin çocuklarını bulmasından pek umutlu değil. Birçoğu kendisi bulmak için uğraşıyor. Onlardan birisi de Hatay’da yaşıyor. Baba İsmail A., terör örgütüne katılan 13 yaşındaki oğlunu kurtarmak için IŞİD militanlarının adresini polise bildirmesine rağmen sonuç alamamış. Bunun üzerine IŞİD yetkililerinden birini kaçırıp oğluyla takasta kullanmış. Baba, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Oğlum sınırdan geçerken jandarmaya yakalanmış. Arapça bildiği için Arapça Suriyeli olduğunu, yakınlarını görmeye gittiğini söylemiş. Jandarma da tekme atıp Suriye tarafına bırakmış. Oğlum IŞİD’e katılmış. Hatay’da IŞİD’in temsilcisi var. Hepsinin yerlerini araştırıp buldum. Polis çağırıyorum, gelip müdahale etmiyor. ‘Emir var bir şey yapamayız‘ diyorlar. Ben de oğlumu götürenlerin liderlerinden birini kaçırdım. Fotoğraflarını çekip tehdit ederek Suriye’deki militanlara gönderdim. Bunun üzerine Suriye sınırında teslim aldım oğlumu.”
image
EVDE KAPIMI KİLİTLEYİP YATIYORUM
Ancak IŞİD saflarına katılan 13 yaşındaki çocuk, büyük bir değişim yaşamış. Baba İsmail A. bunu “Oğlumun beynini yıkadılar.” diye yorumluyor: “Hatay’da ortaokul sınavında ilk 10’a giren oğlum, şimdi günah diye okulu bıraktı. ‘Putun karşısına geçip marş okumam.‘ diyor. Genelkurmay başkanı olacağım diyen çocuk şimdi ‘Allah’ın cihadının karşısında olanpolisi-askeri vurmak caiz hatta vaciptir. Üsame bin Ladin, Peygamber’den sonra gelen emirdir. Kur’an’la yönetilmeyen bir devlet devlet değildir. Tağuttur.‘ diyor. Bu nasıl bir din anlayışı, anlamıyorum. ‘Beni bu fikrimden vazgeçiremezsin.‘ diye yüzüme konuşuyor. Artık evde kapımı kilitleyip yatıyorum. Hatay’dan taşınacağım.”

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*