Reza Zarrab tutuklanacağını biliyor muydu?

Miami’de tutuklu bulunan Reza Zarrab’ın mahkemeye çıkarılması için geri sayım sürerken, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarıyla cezaevinde tutulan İran kökenli işadamının neden ABD’ye gittiğine ilişkin soruların yanıtları aranıyor.

Zarrab 4 Nisan’da New York’ta yargıç karşısına çıkarılacak.

Hürriyet Gazetesi Washingon Muhabiri Tolga Tanış’ın Miami’den görüştüğü FBI yetkilileri, Zarrab’ın ABD’ye gelmekte olduğunu uçak havadayken yolcu listesinden öğrendiklerini, havaalanına inince de pasaport kontrolü sırasında ayrı bir bölüme alıp tutukladıklarını söylüyor.

Bu açıklama, ilk anda Zarrab’ın ailesiyle Disneyland’a giderken ‚kazayla‘ FBI’ın ağına takıldığı savını güçlendiriyor.

Ancak, Zarrab meselesini yakından izleyenler için bu açıklama çok ikna edici değil.

Soruşturmayı yakından izleyen Tolga Tanış da, Zarrab’ın Miami’ye giderken tutuklanacağını bildiği görüşünde.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Washington merkezli Demokrasileri Koruma Merkezi’nden Emanuele Ottolenghi de, Zarrab’ın ‚tesadüfen yakalandığını‘ düşünmeyenlerden.

İran yaptırımlarının delinmesi konusunda çalışmalar yapan ve hem İran’daki Babek Zencani hem de Zarrab meselesini yakından izleyen Ottolenghi, “Zarrab, Zencani’nin idam cezasına çarptırıldığı davanın sürdüğü günlerde tüm varlıklarını satışa çıkardı ve şimdi de ABD’ye gitti ve tutuklandı. Zarrab’ın iş ortağının Tahran’da idam cezasına çarptırılmış olması, kendiliğinden yetkililere başvurma kararını etkilemiş olmalı“ diyor.

Ottolenghi’ye göre, ‚tatil seyahati‘ senaryosu ikna edici değil.

Eldeki verilerin sınırlılığı dikkate alındığında Ottolenghi’nin söyledikleri de spekülasyondan öteye geçemiyor:

„Bu aşamada diyeceğim sadece spekülasyon olur ama, içinde yer aldığı faaliyetler ve medyanın ona yönelik ilgisi hesaba katıldığında, tatil için ABD’ye gitmesi garip olur. Bunun yanında, hemen sınıra gidip seyahat etmesi gibi bir durum da söz konusu değil. Bir Türk vatandaşının, tatil için bile olsa, ABD’ye gelmek için vizeye başvurması gerekiyor. İstanbul’daki ABD Konsolosluğu, onun kim olduğunu bilerek kendisine bir vize verir mi? Bu, mümkün görünmüyor. Çok daha muhtemel olan ise bir anlaşmayı müzakere etmiş olmaları ve kendisine seyahat için belgelerin verilmiş olması.“

Tam tersini düşünenler de var.

Amerikan makamlarının FBI’ın peşinde olduğu bir zanlının ABD’ye gidebilmek için vize almasını kolaylaştırmasının gayet doğal olduğunu savunanlar da var.

Ama nasıl gitmiş olursa olsun, karşısında ciddi şekilde düşünmesi gereken bir ceza pazarlığı süreci olacak.

Önceden anlaşarak gittiyse bu, pazarlığın zaten başlamış olduğu anlamına gelecek.

Eğer tesadüfen yakalandıysa o zaman Amerikan yargı sisteminin önemli unsurlarından biri pazarlık süreci ya başlamış ya da başlamak üzere olmalı.

Pazarlık kavramı, Zarrab açısından itiraflarıyla alacağı ceza indirimi arasındaki doğrudan ilişkiye işaret edecek.

Anlatacakları arasında suçlandığı fiilleri işlerken kimlerle, nasıl ve ne karşılığında işbirliği yaptığı sorularına vereceği yanıtlar Türkiye’de bir dönem ya da halen Zarrab’ın yakın çevresinde olanlar için kilit önemde.

Ottolenghi, Zarrab’ın konuşmasının özellikle Türkiye’de çok kişinin canını sıkacağı görüşünde.

17 Aralık soruşturmalarının kilit isimlerinden biriydi İranlı işadamı ve fezlekelerde soruşturma kapsamındaki dört bakandan üçüyle yasadışı ilişki içinde olduğu öne sürülmüştü.

Bu konular ABD yargısının soruşturması sırasında gündeme gelebilir mi?

„Hepsi çok mümkün“ diyor Ottolenghi ve Zarrab’ın sadece yaptırımların çevresinden dolanmayla ilgili yapılanları ifşa etmeyeceğini iddia ediyor:

„AK Parti’nin kaygılanması için bir neden daha var. Zarrab sadece yaptırımların delinmesini ifşa etmeyecek, bunda payı olan Türk politikacıların ve yetkililerin yolsuzluklarını da ifşa edecek.“

Ottolenghi’ye göre, Zarrab’ın Amerikalıların sağlayabileceği ‚zırha‘ ihtiyaç duymasının bir nedeni de, peşinde olanlar arasında İranlıların da bulunması.

‚Zencani davasının sonuçlanmasının ardından hedefte olduğunu düşünüyorsa Zarrab için en güvenli ülkelerden biri ABD‘ görüşünde Ottolenghi.

İran kökenli Türkiye pasaportlu işadamının yargılanması sürecinin ilerleyeceği yöne ilişkin işaretler 4 Nisan’da alınacak.

Ancak bu işaretler spekülasyonları sonlandırmaya yetecek kadar güçlü olacak mı, o belirsiz.

KAYNAK: BBC Türkçe

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*