Saadet’ten Hükümete 6 maddelik çözüm önerisi

Saadet Partisi, Başkanlık Divanı toplantısını Diyarbakır’da gerçekleştirdi. Sur’da incelemelerde bulunan SP lideri Kamalak, halkın PKK’nın kazdığı hendeklerden ve hükümetin güvenlikçi politikalarından rahatsızlık duyduğunu söyledi. Sorunun çözümü için hükümete 6 maddelik bir öneride bulundu.

Saadet Partisi, Başkanlık Divanı toplantısını Genel Başkan Mustafa Kamalak liderliğinde Diyarbakır’da gerçekleştirdi. ‘Kardeşlik Divanı’ toplantısı öncesinde açıklamalarda bulunan Kamalak’ın gündeminde terör vardı. Türkiye’de yaşayan herkesin kardeş olduğunu söyleyen SP lideri, Kürt sorununun şiddet, terör veya baskı ile çözülemeyeceğini, çarenin ‘kardeşlik hukuku’na dayalı bir çözüm olduğunu anlattı.

Mustafa Kamalak, dün düzenlediği basın toplantısında ise ‘Kardeşlik Divanı’ ve Diyarbakır ziyaretiyle ilgili tespit ve değerlendirmelerini paylaştı. Sivil toplum kuruluşları ile istişarelerde bulunduklarını anlatan SP lideri, sorunun ‘Bizden şu kadar gitti ama onlardan da şu kadar öldürdük’ yaklaşımıyla çözülemeyeceğini belirtti. Sur ilçesinde mevcut durumun sakin olduğunu ancak gergin bir ortamın varlığının dikkat çektiğini dile getirdi. Ziyaret esnasında görüştükleri vatandaşların çatışma ortamından aşırı derecede bunaldığını aktardı. Sur ilçesinde yaşayan halkın, PKK’nın sokaklarda açtığı hendek ve barikatlardan aşırı derecede rahatsız olmakla birlikte, devletin, ‘taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmayacak’ yaklaşımından da rahatsızlık duyduğunu belirtti. Çözüm sürecine tekrar dönülmesinin, vatandaşların ortak talebi olarak öne çıktığını aktaran Kamalak, “Ancak halk yeni çözüm sürecinin, sağlıklı, şeffaf ve toplumun bütün kesimlerinin yer aldığı yani kapalı kapılar arkasında değil, milletle beraber yürütülmesi gerektiğinde hem fikirdir.” ifadelerini kullandı.

HALK İKTİDARA DA MUHALEFETE DE GÜVENMİYOR

Terör olayları nedeniyle yaşadığı mahallelerden göç eden çok sayıda vatandaş olduğunun altını çizen SP lideri, şu tespitlerde bulundu: “Bu durum, meselenin sosyo-ekonomik boyutuna çok daha önem verilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Nüfusunun çok önemli bir kısmı genç olmasına karşın işsizlik oranlarının çok yüksek olması, üretime yönelik kamu yatırımlarının halen olmayışı önemli eksiklikler olarak görülmektedir. Genelde bölge halkında özelde ise Diyarbakır’daki vatandaşlarımızda devlete karşı güven duyma sorunu göze çarpmaktadır. Gerek iktidar partisi AK Parti’nin, gerekse muhalefet partileri CHP, MHP ve HDP’nin kullandıkları çatışmacı dil vatandaşlar arasında huzursuzluklar çıkmasına zemin oluşturmaktadır. Bölgedeki halkın büyük çoğunluğunda, hükümete de, HDP’ye de tepki vardır.”

UZLAŞTIRICI SİYASETE İHTİYAÇ VAR

Mustafa Kamalak, bölge halkının duygusal kopuşa doğru sürüklendiğini, Türkiye’nin bölünmesini istemeyen herkesin ‘duygusal bölünme’ye engel olması gerektiğini söyledi. SP lideri, şunları kaydetti: “İleri yaş kuşağına karşın özellikle genç kuşağın (10-40 yaş arası) devlet ve Türkiye toplumu ile ilgili bağlarının zayıfladığının fark edilmesi gerekmektedir. Ülke bölünmesin diyenlerin duygusal bölünmelere engel olması gerekmektedir. Ziyaretlerimiz esnasında fark ettiğimiz iki temel durum bulunmaktadır. Bunlardan birincisi bölgenin çok gergin ve endişeli olduğudur, ikincisi ise acilen normalleşmeyi istediğidir. Bölge halkı Türkiye’den ayrılmak gibi bir düşünceye sahip değildir. Ancak bölge halkı devletin kurumlarına da güven duyamamaktadır. Bu nedenle bölgede sağduyu sahibi, uzlaştırıcı bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyulmaktadır.”

Çözüm süreci sürmeli, yöntem değişmeli

1- Acilen TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulmalı, olaylar objektif bir şekilde araştırılmalıdır.

2- Silahlı mücadele elbette olacaktır, ancak meselenin çözümü için siyasal-sosyo-kültürel ve ekonomik adımların da atılması gerekmektedir.

3- Siyasetin acilen dilini düzeltmesi ve kutuplaşmadan vazgeçmesi gerekmektedir.

4- Vatandaşlar arasında en güçlü bağın dindarlık olmasından ötürü İslam faktörünün göz ardı edilemeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle İslam kardeşliği vurgusu samimi olarak ifade edilmelidir.

5- Hızlı ve planlı kalkınma için, serbest piyasa anlayışı yerine, geçici süreyle de olsa yatırımları kamu üstlenmelidir. Devletin riske girmediği bir yerde özel sektörün riske girmesini beklemek ancak zaman kaybına neden olmaktadır. Bu ise terörün gelişimine zemin hazırlamaktadır.

6- Ne olursa olsun, çözüm süreci sürdürülmeli, ancak bunun muhtevası, yöntemi ve metodu değiştirilmelidir. Bölgede sadece bir grup ya da siyasi oluşum değil, bütün kesimler bu sürece dâhil edilmelidir.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*