YORUM – SEYİT ARSLAN: İstanbul’da Almanları vuran teröre Berlin’in tepkisi ne olacak?

Terör masum insanları bir kez daha vururken saldırının bu seferki adresi Türkiye’nin kalbi İstanbul oldu. Almanya’da halkın üçte ikisi Ankara, Beyrut ve Paris saldırılarından sonra ülke içerisinde bir saldırı beklerken, teröristler 10 Alman vatandaşını beklenmedik bir şekilde İstanbul’da vurdu. Manşetlere kanlı saldırı damgasını vurdu.
Almanya’nın yakın tarihine baktığımızda IŞİD benzeri dış kaynaklı radikal örgütlerin saldırı denemelerinin başarısızlıkla sonuçlandığını biliyoruz. 2011 yılındaki iki ABD askerinin ölümüyle sonuçlanan Frankfurt Havalimanı’ndaki saldırı dışında terörün amacına ulaştığı bir saldırı olmadı. Uzun süre IŞİD’e karşı kurulan koalisyonu sadece Kuzey Irak’taki Kürtleri eğit-donat modeliyle destekleyerek sınırlı bir katılım sağlayan Almanya, örgütün öncelikli hedefleri arasında da yer almıyordu.

Buna karşın Almanya kendisine yönelik bir saldırı endişesini en üst seviyede sürekli dile getirdi. Güvenlik önlemlerini artıran ülkede 1 milyonu aşkın mültecinin arasına IŞİD üyesi teröristlerin sızma ihtimali çok tartışıldı. İstihbarat birimleri ve yetkililer terör tehlikesini ‘yüksek’ olarak tanımlarken bir saldırının gerçekleşmemesi de güvenlik güçlerinin başarısı olarak yorumlandı. Yüzden fazla insanın canına mal olan kanlı Paris saldırısı sürecin gidişatını değiştirdi. Yakın müttefiki Fransa’nın talebiyle Almanya’nın Tornado uçaklarını İncirlik’e yollaması ve altı gün önce başlayan keşif uçuşları ile Berlin’in bölgedeki aktif katılımı artmıştı. Diğer yandan Alman iç siyasetinde sığınmacı sayısının sınırlandırılması ve Köln’deki taciz olayları sonrası güvenlik tartışmaları el yakıyordu.

Tüm bu sıcak gündem devam ederken teröristler Salı günü İstanbul’u kana buladı. Saldırı yılda 5 milyonu aşan Alman’ın seyahat için tercih ettiği Türkiye’de Almanlara saldırılması turist akışını etkileyebilir. Hem de saldırı ile Almanya’daki iç güvenlik tartışmalarının artırılması ve güvensizlik duygusunun tahkim edilmesi hedeflenmiş olabilir.

Peki, bundan sonra ne olacak? Almanya’nın 10 vatandaşını kaybetmesinden sonra Suriye’deki savaştan uzak durma şansı kalmadı. Koalisyona daha fazla destek vereceğini, diğer ülkelerle işbirliğini artıracağını kestirmek zor değil. Yaşananların içerideki olası etkilerine bakacak olursak terörün Almanya’nın iç barışına bilinçli bir hamle yaptığı ortada. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve kabine üyelerinden gelen ilk açıklamalar Türkiye ile dayanışmayı ortaya koyarken terörü lanetledi. İçişleri Bakanı İstanbul’da ‘Türkiye’ye gitmekten korkmayın’ mesajını güçlü bir şekilde verdi.

Almanya’da siyaset önemli bir dönemeçte. 2017 yılında yapılacak parlamento seçimleri öncesi iktidarın üstünde aşırı sağcı popülist partinin yükselişinin ve eyaletlerde yapılacak seçimlerin baskısı var. Seçimlere malzeme olması beklenen ve Köln’de ırkçılar tarafından canlı tutulmaya çalışılan taciz olaylarının tansiyonunun hızlıca düşürülmesi için herkesin taşın altına elini koyması ve sağduyulu davranması gerekiyor. Dün Federal Meclis’te de yoğun bir tartışma konusu olan Köln olayları ve mülteci tartışması terör endişesiyle bu yılın gündemine damga vurmaya devam edecek. İç huzur ve birlikte yaşam açısında oldukça hassas bir dönemden geçiyoruz ve geçmeye devam edeceğiz. Almanya uyum konusunda geçmişteki hataları tekrarlamaz ve yabancıları genel zan altında bırakma gayretlerini akim bırakacak doğru adımları atarsa bu zor dönemi hasarsız atlatabilir.

Diyaloglarımızı artırma, ırkçılığa karşı çıkma, yanlış yapanın dini ve milletine bakmadan yanlış yaptığını haykırma zorunluluğumuz artıyor: Terörün dini, milleti olmaz.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind markiert *


*